(6762 S. K. m. 1301)
Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.12.2002 tarih ve 2001/1542 - 2002/1826 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı T. Sigorta A.Ş. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davalı T. Sigorta A.Ş.nin sorumluluğu 631.451.000. TL ile sınırlı olmak üzere 2.609.801.000.-TL tazminatın faiziyle davalılardan tahsiline dair tesis edilen hüküm, davalı T. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirket, aralarındaki sigorta sözleşmesi gereğince sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı olarak sorumlular aleyhine rücuan alacak davası açmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili yaptığı savunmada, davacının sigortalısı tarafından düzenlenen feragatname ile müvekkili şirkete karşı her türlü tazminat ve dava hakkından feragat edildiğini bu nedenle davacı şirketin müvekkiline karşı dava açma hakkı bulunmadığını bildirmiştir. TTK.nun "Halefiyet" ilkesini düzenleyen 1301 nci maddesinde, sigortacının sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçeceği, sigorta ettiren kimsenin oluşan zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı bulunduğu takdirde bu hakkın tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir. Buna göre, sigortacının halefiyet hakkını zarar verenlere karşı kullanabilmesi sigortalısının kendisine zarar verenlere karşı dava hakkının bulunmasına bağlıdır. Somut olayda davacı şirketin sigortalısı olan dava dışı A. M. Özsan tarafından dayalı T. Sigorta A.Ş. yararına düzenlenen feragatnamenin varlığı karşısında, davacı sigorta şirketinin davalı sigorta şirketine karşı halefiyete dayalı olarak dava açma hakkının kendi sigortalısı tarafından ortadan kaldırılmış olduğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketine yönelik olarak açılan rücuan tazminat alacağına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı sigorta şirketi yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı T. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy