(556 S. KHK m.72) (1086 S.K m.74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2002/303-2003/607 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin 26.01.1994 tarihinde marka olarak tescil ettirdiği "ERİŞ UN" ibaresini, davalının unvanı içerisinde 18.04.2000 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği unvanını, marka olarak tescil ettirmediği şekilde değil, sadece "ERİŞ UN" ibaresini tescil ettirmiş gibi kullandığını ileri sürerek, davalının markasına terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin "unvan+şekil" olarak farklı bir tescili bulunduğunu yanıt dilekçesinde, davacının tescil ettirmediği 29 ve 31. sınıflar içinde müvekkilinin tescil yaptırdığını, sadece 30 ncu sınıfın aynı olduğunu ise rapora itiraz dilekçesinde savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sadece "Eriş" kelimesinin ayırt edici olduğu, davalının bu ibareyi markasında kullandığı, iltibasın sadece aynı veya benzer ürünlere ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı markasının makarnalar, mantılar, erişteler, her türlü un, irmikler, nişastalar, hububat ( tahıl ) ve undan mamul çerezler, tarım ürünleri işlenmiş hububat ( tahıl ) yönünden iptaline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-556 sayılı KHK.nin 72/1 nci madde hükmüne göre, ancak istem halinde kesinleşmiş kararın ilanına karar verilebilmesi mümkün olup, davacının bu yönde bir isteminin bulunmadığı gözetilmeden, HUMK.nun 74 ncü madde hükmüne aykırı olarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy