(6762 S. K. m. 1320, 1329)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.05.2003 tarih ve 2002/526 - 2003/484 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müteveffa Neziha Deniz'in davalı şirkete Süper Yaşam Sigortası ile sigortalandığını, menfaatkar olarak eşi Necati Deniz'in gösterildiğini, her ikisinin de 17 Ağustos 1999 tarihli depremde birlikte öldüklerini, ölüm üzerine tazminatın sigortalının varislerine ödenmesi gerekirken, menfaattarın varislerine ödendiğini, tazminat bedeli (7.916.835.253.-) TL.nın 17.08.1999 tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili müteveffa Neziha Deniz'in Süper Yaşam Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçenin tanzimi sırasında sigortalı tarafından eşi Necati Deniz'in menfaattar olarak gösterildiğini, her ikisinin de ölüm tarihlerinin aynı olduğunu, sigortalının vefatı halinde tazminatın menfaattara ödeneceğini, O'nun da vefatı halinde menfaattarın mirasçılarına ödenmesi gerektiğini, menfaattar Necati Deniz mirasçılarına tazminat bedelinin (7.916.835.253.-)TL ödendiğini savunarak, davanın reddi ile davanın Necati Deniz mirasçılarına ihbarı ve faize, davadan İstanbul Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nin 201/127 Esas sayılı dosyası ile haberdar olunması ve işlemiş faizin harcını yatırmadıklarından faize dava tarihinden hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sigorta ettirenin ölümü anında menfaattar hayatta değil ise ve yeni bir lehtar tayini de mümkün olmadığı takdirde sigorta alacağının sigorta ettirene ve ölümü halinde sigorta ettirenin mirasçılarına geçeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, yaşam sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta bedelinin tazminine ilişkin olup, uyuşmazlık ise, yaşam sigortalarında sigorta ettiren ve menfaattarın aynı anda ölümü halinde sigorta bedeline kimin hak kazanacağı noktasında toplanmaktadır. Yaşam sigortalarında sigorta alacağı, sigorta ettirenin ölümü ile muaccel hale gelir. Davalı sigorta şirketi ile davacıların murisi arasındaki Süper Yaşam Sigorta Poliçesi hükümleri 05.03.1990 tarihinde başlamış olup, poliçede sigortalı Neziha Deniz, menfaattar olarak ise, eşi Necati Deniz gösterilmiştir. TTK. nun 1329 ncu maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın 1 nci maddesinde sigorta sözleşmesine taraf olmamakla beraber lehine sigorta sözleşmesi yapılan ve rizikonun gerçekleşmesi halinde kural olarak sigorta tazminatını sigortacıdan isteme hakkına sahip olan kişi lehtar olarak tanımlanmıştır. TTK. nun 1320 nci maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın 13 ncü maddesi hükmüne göre, sigorta ettiren sigorta sözleşmesi sona erinceye kadar lehtarı her zaman değiştirme hakkına sahiptir. Aynı yasa hükmünde bu kuralın bir istisnası getirilmiştir. Buna göre sigorta ettiren değiştirme hakkından feragat ettiğini poliçe metninde yazdırmak ve ilaveten poliçeyi, tayin ettiği lehtara teslim etmiş olmak şartıyla artık lehtarı değiştirme hak ve yetkisini kaybeder.
Somut olayda, sigorta ettiren lehtarı geri dönülemez şekilde tayin etmiş değildir. Bu durumda lehtar sigorta bedelini ancak şahsen talep edebilir. Lehtarın sigorta ettirenden önce ölmesi halinde lehtara tahsis edilen sigorta bedelinin sigorta ettirene ödenmesi gerekir. (Bkz. Andreas Von Tuhr, Borçlar Hukukunun Umumi Kısmı, Çev.C.Edege Ank.-1983, 727-731) Lehtarın mirasçıları dahi sigorta bedelini talep edemezler. (Bkz. Prof. Dr. Ali Bozer, Sigorta Hukuku, 1965, Sh.360-364). Sigortalı ve sigorta lehtarının depremde ve aynı anda öldüklerine göre, sigortalının, yeni riziko şahsının ölümü anında lehtar sağ olmadığına göre, artık lehtarın mirasçıları bu tür sigortada sigortacıdan hak talep etmeleri mümkün değildir. Bu nedenle sigortacının rizikoyu müteakip lehtarın mirasçılara yapmış olduğu ödeme onu borçtan kurtarmış sayılmaz.
Öte yandan, lehtarın aynı zamanda sigortalının eşi olduğu ve mirasçılık sıfatıyla sigorta bedeline hak kazanabileceği düşünülebilir ise de, mirasçı olabilmek için murisin vefatında sağ olmak gerektiği ve aynı anda ölenlerin birbirlerine mirasçı olamayacakları göz önüne alındığında ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan, aşağıda yazılı bakiye 320.510.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy