(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 109) (2004 S. K. m. 62, 67, 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2003 tarih ve 2003/1008-2003/1188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı itirazın iptali davası sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili için açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacıya sigortalı araç davalıların malik ve sürücüsü oldukları araç ile 29.09.1999 tarihinde çarpışma sonucu zarara uğramıştır. Davalılar hakkındaki icra takibi 2918 Sayılı Yasa'nın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan, 24.09.2001 tarihinde başlatılmış, ödeme emrine yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın davacı vekiline tefhimine karar verilmiş ise de tefhim ya da tebliğine ilişkin bir belgeye rastlanamamıştır. Mahkemece, davanın icra takibinin durdurulduğu 23.07.2002 tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığı gibi olay tarihinden itibaren de iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
BK. 133/2 maddesi gereğince icra takibi zamanaşımını keser. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ödeme emrine itirazın iptali davası bir müddete tabidir. Alacaklı bu davayı itirazın kendisine tebliği ( İİK. mad. 62/2 ) tarihinden itibaren bir yıl içinde açabilir ( İİK. mad. 67/1 ). Süresi içinde ödeme emrine yapılan itiraz ile icra takibi kendiliğinden durur ( İİK. mad. 66 ). İtiraz ile duran takibe devam edilebilmesi için, alacaklının itirazı ya mahkemede iptal ettirmesi ( İİK. mad. 67 ) veya Tetkik Merciinde kaldırtması ( İİK. mad. 68-68/a ) gerekir. Tüm bu olasılıklardaki bir yıllık veya 6 aylık süre borçlu tarafından yapılan itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, ödeme emrine yapılan itirazın alacaklıya tebliğ edildiği kanıtlanamamıştır. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy