(5846 S. K. m. 27, 51, 80)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2001/1369-2003/620 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.12.2004 günde davacı avukatı A. ile davalı avukatı Ö. geldiler, ancak davacı avukatı A. davacı asil tarafından azledildiğinden söz konusu azilname tutanağa eklendikten ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 4110 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 12.06.1995 tarihinde önce alenileşmiş bulunan ve koruma süreleri dolmuş olan 82 adet filmin yapımcısı olduğunu, 5846 sayılı FSEK.nun 27 nci maddesinde, 4630 sayılı 16 ncı maddesi ile yapılan değişiklik ile koruma sürelerinin 70 yıla çıkarıldığını, değişikliğin yürürlüğe girdiği 03.03.2001 tarihinden itibaren müvekkilinin yeniden FSEK.nun 51 nci maddesinde öngörülen mali haklara kavuştuğunu, aynı yasa değişikliği ile sinema eseri yapımcılarına "Bağlantılı Haklar" tanındığını, filmlerin "VCD ve DVD" haklarının davacı eser sahibinden hiç ayrılmadığını, değişiklik ile öngörülen 6 aylık yasal kopyaların elden çıkarılması süresinin de dolduğunu ileri sürerek, koruma sürelerinin kanunla uzatılmasıyla oluşan mali hakların telif haklarının eser sahibi olan davacıya ait olduğunu tespitine, davalının filmler üzerinde tasarruf hakkı ile telif hakkı bulunmadığının ve böyle bir iddiasının haksız olduğunun tespitine, davacının yapımcı sıfatıyla kazandığı ve FSEK.nun 80 nci maddesinde açıklanan "Bağlantılı Hakların" davacıya ait olduğunun tespiti ile davalının muhtemel tecavüzlerinin önlenmesine, filmlerin DVD ve VCD formatlarından çoğaltılması ve her türlü pazarlanması haklarının davacıya aidiyetinin tespitine ve davalının muhtemel tecavüzlerinin men'ine, kararın ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözkonusu filmlerin tüm haklarını dava dışı U. Film San.A.Ş.'den satın aldığını, davanın hukuki ve fiili olarak zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının 05.07.2002 tarihli dilekçesinde ekli bulunan listede yer alan 41 adet filmden 36 adet filmin ve dava dilekçesinde yer alıp bu listenin dışında kalan diğer filmlerin eser sahibi olduğu ve sözkonusu filmle ilgili DVD ve VCD haklarının da davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 05.07.2002 tarihli davacı dilekçesi ekinde yer alan 82 adet filmden listede siyah büyük puntolarla yazılmış olan "Kanlı Nigar" hariç diğer 36 adet filmin davacıya ait olduğunun ve davacının bu filmlerin eser sahibi olduğunun, bu filmler ile ilgili mali haklarının bağlantılı haklarının DVD ve VCD formatlarında çoğaltılması ve her türlü pazarlama haklarının da davacıya ait olduğunun tespitine, davalının bu filmler ile ilgili müdahale ve muarazasının men'ine, fazla istemin reddine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Davalı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, davasını eser sahipliği ve yapımcılığa dayandırmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davacının yapımcı olması nedeniyle dava konusu eserlerin yapıldığı yıllarda yürürlükte bulunan FSEK hükümlerinin yapımcıyı eser sahibi olarak kabul ettiği belirtilmiş ise de, davacının eserlerin yapımcısı olduğuna ilişkin dosyada yeterli delile rastlanmamıştır. Kültür Bakanlığı'nda dava konusu eserlere ilişkin dosyalar istenmiş ise de temyiz incelemesi sırasında bu dosyalara rastlanmadığı gibi, bilirkişi raporunda da sözü edilen dosyalar irdelenmemiştir. O halde, mahkemece davacının yapımcı ve eser sahipliğinin saptanması açısından bakanlıkça gönderildiği bildirilen dosyalar ve davacı yanın ibraz edeceği diğer delilleri üzerinde uzman bilirkişi kurulunca yeniden inceleme yaptırılarak rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı koruma süresi dolmuş 82 adet film için FSEK'te 21.02.2001 tarihinde 4630 sayılı yasa ile yapılan değişiklik gereğince koruma süresinin 70 yıla çıkarıldığını, davalının elindeki filmler için yasa ile korunan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece 36 adet film için dava kısmen kabul edilmiş, ancak kararda sadece sayı belirtilmek suretiyle hüküm fıkrası oluşturulmuş, film adları açıkça belirtilmemiştir. Bu durumu ile yerine getirilmesi mümkün olmayan kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddini 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy