(818 S. K. m. 24)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.10.2003 tarih ve 2000/781-2003/462 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.12.2004 günde davacı asil ve avukatı Asuman Yılmaz gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asil ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 15.000.000.000 TL. kredi talebi üzerine davacıya ait 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 14-15-16 ve 8 nolu bağımsız bölümler üzerine davalı lehine ipotek konulduğunu, davalı bankanın mevzuat gereği 10 ve 5 milyar lira üzerinden kullandırılması kararlaştırılan kredilerden 10 milyarlık kısmın kullandırılıp 5 milyar liralık kısmın kullandırılmadığını, bu nedenle yatırımlarını tamamlayamayan davacının 5 milyar liralık kredi nedeniyle ipotek tesis edilen 8 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin fek'i talebinin davalı tarafından kabul edilmeyip, müvekkiline ait taşınmazlar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi sonucu davalı tarafından satın alındığını, bilahare 8 nolu bağımsız bölümün dava dışı şahsa satıldığını, kredi sözleşmesi ve ipotek tesisi sırasında BK. nun 24/3 ncü maddesi gereğince müvekkilinin hataya düşürüldüğünü ileri sürerek, 13.06.2003 tarihli dilekçe ile davayı bedele dönüştürerek, 10.000.000.000 TL.nın faiziyle birlikte tahsilini, kredi sözleşmesi fesh edilerek kredi şartlarının hakkı layığına getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı lehine kullandırılan 10.000.000.000 TL. tutarlı kredinin teminatı olarak 24.02.1998 tarihinde 10 ve 20 milyar liralık ipotekler tesis edildiğini, davacıya kredi eksik ödemesi yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça bankadan alınan 10 milyar liralık kredi için 14-15-16 bağımsız bölümler üzerine ipotek konulduğu, alınması kararlaştırılan 5 milyarlık kredi için de 8 nolu bağımsız bölüme ipotek konulduğu, 5 milyar liralık kredinin verilmemesi nedeniyle 8 nolu bağımsız bölüm üzerine konulan ipoteğin dayanaksız kaldığı iddia edilmiş ise de, tesis edilen ipotek senetlerinde bu yolda herhangi bir ayrım yapılmadığı gibi ipoteklerin hangi limitli kredi karşılığı düzenlendiğinin belirtilmediği, ipotek akit tablosuna göre davacının davalı bankadan aldığı tüm kredi borçlarının teminatı olarak ipotek tesis edildiği, açık artırma sonucunda satılan ipotekli 4 bağımsız bölümün satış paraları toplamının da kredi borcunu karşılamadığı, sözleşmenin uyarlanması koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve sözleşmenin uyarlanmasını isteyen davacı tarafın dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy