(2004 S. K. m. 50, 67) (2918 S. K. m. 110) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.7)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.12.2003 tarih ve 2003/552-2003/746 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı bulunduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu hasar oluştuğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davada bilirkişi raporuna göre, 1.123.000.000.-TL zarar belirlendiğini, 1.000.000.000.-TL.nın hüküm altına alındığını, bakiye 123.000.000.-TL.nın tahsili için yapılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, mahkemece öncelikle bu hususun araştırılması gerektiğini, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığını, esasen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ikametgahının İstanbul olduğu, icra takibinin Zonguldak'ta yapıldığı, ortada yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat alacağının, zarara neden olan aracın trafik sigortacısından tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davalı vekili icra takibinin yapıldığı icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiş, davaya cevabında da mahkemenin yetkisine değinmeden icra müdürlüğünün yetkisine olan itirazını tekrar ederek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı, geçerli bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, takip, zarara neden olan aracın trafik sigortacısı aleyhine başlatılmıştır. İİK.nun 50 nci maddesi hükmü uyarınca, HUMK.nundaki yetki kuralları kıyasen ilamsız icra takiplerinde de uygulanır. Bu nedenle, motorlu aracın işletilmesi nedeniyle zarar görenlerin, zarara neden olan aracın trafik sigortacısı aleyhine başlatacakları takiplerde kazanın meydana geldiği yer icra dairesi yetkili olduğu gibi, sigortacının ikametgahı yer icra dairesi de yetkilidir. Hatta, KTK.nun 110 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 16 ncı maddeleri uyarınca, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer icra daireleri de yetkili bulunmaktadır. Yetkili icra dairelerinden birinde takip başlatmakta zarar görenin seçimlik hakkı mevcuttur. Somut olayda kaza, Zonguldak'ta meydana gelmiştir. Ayrıca, trafik sigorta poliçesi de Zonguldak'taki yetkili acente tarafından düzenlenmiştir. O halde, mahkemece, takibin yetkili Zonguldak İcra Dairesi'nde yapıldığı dikkate alınarak işin esasına girilip, sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy