(6762 S. K. m. 3, 4, 21) (2577 S. K. m. 2)
Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.10.2003 tarih ve 2002/1346 - 2003/1186 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı, davalı belediye ve davalı Mehmet Alpdoğan vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların sorumluluğunda bulunan kepçeyle kanalizasyon parsel çalışması yapılırken müvekkiline ait Aydın-İzmit transmisyon irtibatını sağlayan 12'lik yer altı fiber optik kablonun hasara uğratıldığını, zararlarının doğduğunu iddia ederek, 64.359.710.683.-TL.nın hasar tarihi olan 22.05.2002 gününden işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle' davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. Belediye Başkanlığı vekili, davada sıfatlarının bulunmadığını, işin yüklenici M. Alpdoğan tarafından yapıldığını, verilen zararlardan sözleşmenin 7 nci maddesi gereğince yüklenicinin sorumlu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı M. Alpdoğan vekili, işin verilen projeye uygun yapıldığını, davalı belediyenin sorumlu bulunduğunu, çalışan adam seçimi dahil gerekli özenin gösterildiğini, zararın fahiş talep erdiğini, hasarın geç giderilmesinde davacının kusurunun olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait tesise % 100 kusurlu bir şekilde davalılarca zarar verildiği, işveren, yüklenici ve zararlandırıcı eylemi yapanlar olarak sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 64.359.710.683.-TL tazminatın 22.05.2002 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı belediye ve dayalı M. Alpdoğan vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı M. Alpdoğan vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, tacirler arası haksız fiilden doğan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı vekili özellikle işletme zararının fahiş olduğunu, bu zararın oluşmasında davacının da kusurunun bulunduğunu savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. Davacı görevlileri tarafından tanzim edilmiş 22.05.2002 tarihli raporda, zararın haber verilmesi üzerine, ekipten iki kişinin izinli ve iki kişinin de Didim'e gönderilmesi nedeniyle üç kişiyle kaza yerine hareket edildiği, hasarın giderilmesine 10.10 da başlandığı, çalışmanın 19.40 da tamamlandığı açıklanmıştır. O halde, mahkemece, zararın artmasında davacının bir kusurunun olup olmadığı, tazminattan indirim gerekip gerekmeyeceği üzerinde durulup, gerektiğinde bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz istemine gelince; Mahkemece, talep edilen tazminatın yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili talebine konu tazminatın hasar tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle tahsilini istemiştir. O halde, tarafların tacir bulunmalarına ve TTK.nun 3, 4 ve 21 nci maddeleri uyarınca tacirler arası haksız fiillerin de ticari iş niteliğinde olmasına göre, talebe uygun olarak tazminat alacağının ticari işlerde uygulanan temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4-Davalı A. Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz istemine gelince; Davacı tesislerinde meydana gelen hasar davalı belediye başkanlığının görev kapsamında kalan, kanalizasyon parsel çalışması sırasında meydana gelmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü, olan belediye, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. O halde, mahkemece, davalı Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davada yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalı A. Belediye Başkanlığı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle dayalı M. Alpdoğan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M. Alpdoğan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı M. Alpdoğan, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, davacı, (4) numaralı bentte açıklanan nedenle dayalı A. Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, davalı A. Belediye Başkanlığı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Aydın Belediye Başkanlığı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy