(6762 S. K. m. 669, 675, 730/20)
Taraflar arasında görülen davada Isparta Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.12.2003 tarih ve 2003/228 - 2003/767 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin hamili olduğu bir kısım çekleri kaybettiklerini ileri sürerek, çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlar doğrultusunda, dava konusu çeklerden biri dışındakilerin iptaline, üçüncü kişinin ortaya çıkarak ibraz ettiği bir çekin ise elde bulunması nedeniyle, iptal isteminin reddine ilişkin karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkil şirketin hamili olduğu bir kısım çekleri kaybettiklerini ileri sürerek, çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlar doğrultusunda, dava konusu çeklerden biri dışındakilerinin iptaline, üçüncü kişinin ortaya çıkarak ibraz ettiği bir çekin ise elde bulunması nedeniyle, iptal isteminin reddine ilişkin karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan kanıtların tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 730/20 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 669 ncu vd. madde hükümlerine göre açılan çek zayi nedeniyle iptal davasıdır.
Zayi edildiği öne sürülen dava konusu çeklerden birinin yasal hamili olduğunu iddia ederek ortaya çıkan üçüncü kişiye karşı, TTK.nun 675 nci maddesi hükmü uyarınca istirdat davası açması için davacıya mahkemece süre verilmesi, dava açıldığında bu davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, verilen süre içinde dava açılmadığında ise iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy