(6762 S. K. m. 1050)
Dava: Taraflar arasında görülen davada A Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.10.2002 tarih ve 1999/217 - 2002/565 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2005 gününde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince üç adet konişmentoya bağlı olarak A. limanından T'e taşınan santral malzemelerinin 12.12.1997 saat 17'de varma limanına getirilip, hazırlık ihbarı ile geminin ertesi günü saat 09.00'da tahliyeye hazır olduğu bildirilmesine karşın, tahliyenin 18-20.12.1997 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, böylece 6 gün 2 saat 30 dakika için günlüğü ( 3500 ) USD'den sürastarya alacağı oluştuğunu ileri sürerek, sürastarya alacağının tahsili için girişilen takibe yönelik davalı itirazının iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili gönderilene husumet düşmeyeceğini, konişmentodaki "Liner Out" klozu uyarınca tahliye sorumluluğunun davacı taşıyana ait olduğunu, davacının yükü konişmentoda kararlaştırılan T limanı yerine M limanında boşaltarak TTK'nun 1050/1 maddesi hükmüne aykırı davrandığını, bekleme ücreti koşullarının oluşmadığını, alacak likit nitelikte olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, boşaltmanın gerçekleştirildiği M limanının, T limanının mutad boşaltma yerlerinden bulunduğu, konişmentodaki "Liner out" klozunun boşaltma giderlerinin taşıyanca karşılanacağı anlamına geldiği, sözleşme ile kararlaştırılan sürastarya ücretinin boşaltma giderleri kapsamında olmadığından davacı taşıyanın gönderilen malın teslim alınmasındaki gecikme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan günlük ( 3500 ) USD sürastarya ücreti talep etme hakkı doğacağı, birikmiş temerrüt faizinin ( 1130 ) USD olduğu, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ( 21.364 ) USD asıl alacak ve ( 1130 ) USD temerrüt faizi toplamına yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa % 5'i aşmamak kaydı ile B.K.83/sona göre temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taşıyanca A'ten davalı gönderilene teslim edilmek üzere T'e deniz yolu ile taşıdığı yükün boşaltılacağı iskele ile ilgili olarak konişmentolarda ihbar edilen sıfatı ile yer alan davalının acentesi dava dışı M. A.Ş. ile olan faks yolu ile yazışmalarda anılan acentenin boşaltmanın yapılacağı iskele seçimi konusunda davalı adına aktif tutum sergilemesi karşısında husumetin davalı gönderilene yöneltilmesinde husumetin bu eylemli olgu ile benimsenmesi nedeniyle bir isabetsizlik bulunmamasına konişmentolardaki "Liner out" klozunun salt boşaltma giderlerinin taşıyana ait olduğu anlamına gelmesine, sürastarya alacağından taşıyanı yoksun kılmamasına, konişmentolarda günlüğü ( 3500 ) USD sürastarya ücreti kararlaştırılmasına, davalı acentesi M. A.Ş.'nin davacı taşıyanın gönderici veya gönderilenden herhangi bir ek ücret veya masraf istememesi kaydı ile davacının istediği M limanında yük tahliyesinin kabul edileceğini bildiren 16.12.1997 tarihli faksına davacı tarafından aynı gün verilen cevapta geminin anılan limana yanaştırılması dolayısı ile sadece tahliye masraflarından doğan ek ücret istenmeyeceğinin bildirilmiş olmasına, bu son cevaba karşın davalı temsilcisinin tahliyeye yanaşmasının davacının davaya konu alacak kalemini saklı tutma iradesine örtülü onay anlamına geldiğinin kabulünün gerekmesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir edilen 400.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 334.05 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy