(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karadeniz-Ereğli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.07.2003 tarih ve 1999/203-2003/427 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden istifa ettiği halde, aidatların iade edilmediğini ileri sürerek, 520.000.000 liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aidat iadesinin geciktirilmesine ilişkin genel kurul kararı nedeniyle alacağın muaccel olmadığını, davacının yönetim kurulu üyeliği döneminde çıkan kasa açığı ve zarar doğurucu bazı işlemler nedeniyle davacı aleyhine açtıkları davanın konusu olan alacağın işbu davada takas edilmesi bu nedenle o davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının dayandığı genel kurulda ödemenin kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeni ile değil, davalının karşı alacağının varlığı nedeniyle dayalı özel sebeple geciktirilmesine karar verildiğini, bu durumda alacağın bilançonun tasdikine ilişkin genel kurulun bir ay sonrası olan 21.03.1999 tarihinde muaccel olduğu, davacının 520.000.000 lira aidat ödemesi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı kooperatifin ayrı bir dava konusu yapmayı tercih ettiği ve akıbeti o dava sonunda belirlenecek olan alacağına, işbu davada takas def'i olarak tekrar dayanmasının doğru olmadığının kabulü gerekmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatiften istifa eden ortağın, ödediği aidatların tahsili istemine ilişkindir.
Davacının kooperatiften ayrıldığı yıl bilançosuna göre, kooperatif anasözleşmesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci madde hükmü gereğince, hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesine hükmedilmesi gerekmektedir.
Hükme esas bilirkişi raporunda, ortak giderlere ilişkin hesap yazılabilmesi için harcama belgelerinin dosyaya celbinin gerektiği bildirilmiş olup, mahkemece, bu eksiklik üzerinde durulmadan ve ek rapor alınmadan, davacının yatırdığı aidatın tamamının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, aidatın tamamının tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı hükmün, davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy