(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 88, 97) (2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2003 tarih ve 2003/156-2003/674 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortanın, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasının yargılaması sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 nci ve 97 nci madde hükümleri karşısında, davalı sürücünün dava dışı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile müteselsilen sorumlu olmasına ve bu sigortaya önce dava açılmasının zorunlu bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301 nci maddesi kapsamında tazminata ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Kasko sigortasının, bir meblağ sigortası olmayıp, gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, tazminatının da önceden belirlenebilirlik ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığından da söz edilemez.
Bu durum karşısında, İİK.nun 67 nci maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra-inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Öte yandan, takibin aynen devamına karar verilmekle, takip talebindeki faize faiz talebi kabul edilmiş, dolayısıyla BK.nun 104/son fıkrası hükmü ihlal edilmiş olup, bu maddeye aykırı düşmeyecek şekilde hüküm tesis edilmemesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy