(6762 S. K. m. 1304, 1305)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Iğdır Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.10.2003 tarih ve 2001/560-2003/602 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine tüm işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı olan işyerinde yangın sonucu zarar oluştuğunu ileri sürerek, zararın karşılanması için şimdilik 25.000.000.000. TL'nin olay tarihinden işleyecek faizi ile, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, davacı tarafın yangını kasten çıkarttığın, faizin ancak dava tarihinden istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. .
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tüm işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağına ilişkindir
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm, zararın hesaplanması bakımından yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, mahkemece hem tazminat hesabına esas alınan ikinci bilirkişi raporu kendi içinde ve hem de ilk ve ikinci bilirkişi raporları birbiri aralarında çelişkiler taşımasına ve davalı vekilinin bu noktada bilirkişi raporlarına karşı somut ve sonuca etkili itirazlarda bulunmasına rağmen, mahkemece bu çelişkiler giderilmeden ve hangi raporun ve raporlardaki hangi hususların hükme esas alındığı tartışılmadan, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Öte yandan, davalı tarafın faiz isteminde belirttiği oran hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm verilmemesi ve hükmün infazı aşamasında tereddüde neden olacak tarzda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy