(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 55)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kartal Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2003 tarih ve 2002/194-2003/636 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı bulunan aracın, davalının işletmesini yaptığı işyerinde yanarak hasara uğradığını, araçta meydana gelen hasarın ödendiğini, davalıların %100 kusurlu olduğunu, TTK.nun 1301 nci maddesi uyarınca halefiyet hakkını kazanması nedeniyle hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu aracın servise alındığına dair atölye girdisi bulunmadığını, daha önceden hırsızlık nedeniyle kontağından hasarlı olduğunu, olay sırasında serviste müvekkillerinin yanma ve sönmeye bizzat tanık olduklarını, hasarın fazla olduğunu, mekanikçi olan davalıların firmasında aracın en ufak bir işlem dahi görmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hasar gören aracın davalılara ait tamir atölyesine rulmanın değiştirilmesi için getirildiğini, davalıların elektrik kontağına neden olabilecek bir tamir ve müdahalede bulunduklarına dair hiçbir delil elde edilemediği, sorumluluklarına dair bir eylemlerinin bulunduğunun sabit olmadığı ve kusursuz oldukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tamirhaneye bırakılan kasko sigortalı araçta çıkan yangın sonucu meydana gelen zararın rücuan tazmini istemine ilişkindir. 20.03.2003 tarihli bilirkişi raporunda, davalıların işyerinde, sigortalı aracın tamir ve bakım işlemleri yapılırken hatalı elektrik bağlantısı yapılması sırasında meydana gelen yangın sonucu hasar gördüğü, davalıların %100 kusurlu olduğu, işyerinde gerekli güvenlik tedbirlerinin ve bulunması gereken cihazların bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İtfaiye Daire Başkanlığı'nın 20.03.2000 tarihli raporu ile davalıların işyerinde bakım halinde bulunan sigortalı aracın elektrik tesisatında meydana gelen kısa devre sonucu yangın başladığının tahmin edildiğine dair rapor düzenlenmiştir.
Ayrıca, davacıya sigortalı aracın davalıların çalıştığı ve sahip oldukları işyerine bakım için getirildiği ve burada çıkan yangın sonucu hasarlandığı konusunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Davalı işyeri sahibi bakımından sorumluluğun belirlenmesine ilişkin olarak, bir kimseyi işinde kullanarak onun emeğinden fayda sağlayan kimsenin, kullanılan adamın işini gördüğü sırada neden olduğu zararlardan da sorumlu tutulması yani elde ettiği nimete karşılık külfete de katlanması gerektiğinin hakkaniyete uygun olduğu kabul edilmektedir. BK.nun 55 nci maddesi gereğince adam kullananın tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için, kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, kullandığı adamın dahi kusuru kanuni şartlardan değildir. Somut olayda, zararı doğuran olay davalı işverenin işinin görüldüğü, işverenin emir ve talimatı dahilinde hareket edildiği sırada meydana geldiğinden, nedensellik bağı çerçevesinde işverenin mal varlığına risk yükleyen tehlike ( risk ) esasına dayanan sorumluluk hükümlerine ve çalışanlar bakımından da haksız fiil hükümlerine göre tarafların sorumlu tutulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy