(6762 S. K. m. 1301) (2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 162)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2002/361-2003/518 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigortası ile sigortalı emtianın, davalıya ait ve davalı yönetimindeki araç ile nakli sırasında meydana gelen kaza nedeniyle hasara uğradığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsili için icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine duran takibin devamı ile alacağın %40 icra inkar tazminatı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, olayda kusuru olmadığını, taşınan yükün alıcısı tarafından kayıtsız şartsız kabul edildiğini, hasarın mahkeme yoluyla tespit edilmediğini, zararın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece sigorta poliçesinin kazadan bir gün sonra düzenlendiği, riziko gerçekleştikten sonra yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, halefiyetin varlığından sözedilemeyeceği, davanın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle kötüniyet tazminatının ve davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın TTK 1301 maddesi gereğince rücuan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece poliçenin kazadan sonra düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Nakliyat Sigortası Bilgi Formunda sigortalı tarafından 08.11.2001 günü mesai saatinden sonra faks ile sigorta ettirmek için başvurulduğu, Kat'i Nakliyat Poliçesi'nde düzenleme tarihi olarak 09.11.2001 tarihi bulunmakla birlikte, sefer tarihi olarak 08.11.2001 tarihi ile taşımayı yapacak olan davalıya ait aracın plakasının yazılı olduğu, davalının maliki ve sürücüsü olduğu taşımanın yapıldığı aracın 08.11.2001 tarihli sevk irsaliyesi ile sigortalı emtiayı teslim aldığı, kazanın aynı gün saat 21.30'da gerçekleştiği dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, poliçe ve sevk irsaliyesinin incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemenin sigorta poliçesinin rizikodan sonra düzenlendiği gerekçesiyle geçersiz olduğuna ilişkin tespitinde isabet bulunmamaktadır.
2- Ayrıca, sigorta ettirenin davacıya verdiği 21.12.2001 tarihli ibraname, alacağın temliki hükmündedir. Dolayısıyla, davacının, dava hakkının, alacağın temliki hükümlerine göre de var olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken halefiyetin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 1 ) ve ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıdan iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy