(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2001/258-2003/603 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalının U Petrol Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin ortakları olup, şirket adına T H Bankası'ndan kredi çektiklerini, geri ödemeler sırasında davalının payına düşen ½ payı ödemediğini, müvekkilinin borcun tümünü ödemek zorunda kaldığını, davalının payına düşen kısmın tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini istemiş, birleşen dava ile yine davalı şirket adına alınan krediden davalının kendi payına düşeni ödemediğini, müvekkilinin tüm kredi bedelini ödediğini, davalının bu nedenle hakkında başlatılan icar takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu 2.250.000.000 lira kredinin 995.000.000 lirasının müvekkiline verildiğini, geri kalan kısmın davacı tarafından kullanıldığını, müvekkili kredinin bu kısmından sorumlu ise de, müvekkilinin şirket için yaptığı masrafların daha fazla olduğunu savunarak, bunların takas ve mahsubunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 09.10.2000 tarih 20006511-7520 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalının takas mahsup savunmasının yerinde olduğu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı verilemeyeceği gerekçesiyle, 1997/2196 takip dosyasındaki 1.320.065.820.TL. asıl alacak miktarından 926.585.940.TL. davalı harcamasının takas ve mahsup sonucu düşmesi ile kalan 393.479.880.TL. asıl alacak miktarına yönelik davalının itirazının iptaline, bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, 1998/211 sayılı takip dosyasında davacının bakiye alacağı olarak kalan 583.761.797.TL.asıl alacağa davalının itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faizi ile devamına, icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Limited Şirket ortağı olan taraflar arasında kredi sözleşmesinden ve şirket harcamalarından dolayı alacak isteğine ilişkindir.
Davalı, takas mahsup savunmasında kendisinin de şirket adına ödeme yaptığını belirterek bir takım faturalar ibraz etmiştir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde davalının ibraz ettiği faturaların şirket kayıtlarına intikal etmediği belirlenmiştir.
Salt faturanın tanzimi malın teslimi veya hizmetin yapıldığını ispata yeterli değildir. Davalının faturaya konu malların şirkete teslimini veya hizmetin şirkete ifa edildiğini usulen kanıtlaması gerekmektedir. O halde davalıya bu imkan tanınmak ve gerektiğinde yemin hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Davacının icra inkar tazminatı istemi mahkemece alacak yargılamayı gerektirdiğinden reddedilmiştir.
Davacının bankadan şirket adına aldığı kredinin bir kısmını davalıya verdiği hususu çekişmesizdir. Alınan kredinin banka kredisi olması nedeniyle geri ödenmesi gerektiği ve bunun bir takvime bağlı olacağı hususu davalı tarafından bilinmekte olmasına göre alacağın likit olmadığını söylemek mümkün değildir. O halde davacı yararına icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde reddi doğru görülmemiştir.
4- Davacı vekili icra takibinde alacağın %80 reeskont faizi ile tahsilini talep etmiş olup, mahkemece, yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Taraflar ticaret şirketi ortağı olup, ticari faaliyette bulunmakta olmalarına göre istem tarihi itibariyle talebin 3095 Sayılı Kanunun 2. Maddesine dayalı olduğunun kabul edilerek hüküm tesisi gerekirken yazılı olduğu şekilde yasal faiz uygulanması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy