(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.11.2003 tarih ve 2002/390-2003/975 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2005 gününde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde kasko sigortalı olduğu dönemde hasarlandığını, buna rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmesine yanaşılmadığını, alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ibrazı zorunlu olan poliçe primlerinin ödendiğine dair makbuzların ibraz edilmemiş olması nedeniyle müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün doğmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davaya konu sigorta poliçesi primlerinin ödendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigorta hukukunun ana ilkelerine göre, mal sigortalarında sigorta sözleşmesi sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle ortaya çıkan gerçek zararını giderme amacına yönelik olup, sigorta ettirenin zenginleşmesine bir vesile teşkil etmemelidir. Somut olayda, mahkemece davacının gerçek zararı uzman bilirkişiler aracılığıyla tespit edilmeden, ekspertiz raporu ve aracı tamir eden servise fatura karşılığı ödenen miktara hükmedilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davacının gerçek zararının uzman bilirkişiler kurulundan alınacak rapor ile belirlenip sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy