(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275, 284)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.09.2003 tarih ve 2003/198-2003/954 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilinin TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak dayalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesisi edilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dosyada mevcut kaza tespit tutanağında, kazanın belirtilen oluş biçimi içerisinde dayalı sürücü F. Doğru'nun tamamen kusurlu olduğu yönünde kanaate varılmıştır.Yargılama aşamasında alınan, bilirkişi raporunda ise, davacıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davalı Sürücünün kazada ikinci derecede kusurlu bulunduğu belirtilmiş, raporda belirlenen kusur oranlarına davacı tarafça itiraz edilmiştir. Kazanın tespit tutanağında açıklanan şekilde oluştuğu kabul edilmesine rağmen, taraflara tutanakta atfedilen kusur oranı ile bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme sonucu bulunan kusur oranları ve kazanın yorumlanması arasında farklılıklar bulunduğu, bilirkişi raporunun tek başına kanaat verici nitelikte olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davacı tarafça rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi ile tutanakla rapor arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesini temin için yeni bir bilirkişiden ayrıca bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 11.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy