(2004 S. K. m. 67) (2918 S. K. m. 91, 92, 100, 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.10.2003 tarih ve 2002/988-2003/859 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ZMSS ve İMSS sigortacısı olduğu aracın sigorta ettireni olan müvekkilinin hasar verdiği aracın maliki Elmadağ Belediyesi'nin müvekkiline ve dava dışı sürücüye karşı açtığı dava sonunda Belediye lehine araç hasarı ve gelir kaybı olmak üzere 6/8 kusura göre toplam 1.151.250.000 lira tazminatın kesinleştiğini, o davanın işbu davanın davalısı sigortaya ihbar edildiğini, ilamın müvekkili ve sürücü aleyhine takibe konulduğunu, müvekkilince haricen alacaklı vekiline, 23.09.2002 tarihinde 500.000.000 lira, 08.11.2002 tarihinde 1.460.000.000 lira ödendiğini, bunun üzerine davalı sigorta aleyhine rücuan başlattıkları takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, 750.000.000 lira asıl, gerisi faiz olmak üzere 1.969.315.068 lira için itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, davacının ödeme belgelerini ibraz etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, o davanın davalıya 22.06.2000 günü tebliğ edildiği, 500.000.000 TL. limitli ZMSS poliçesi bakımından davalının 8 işgünü sonu olan 5.7.2000 günü, 250 limitli İMSS teminatı bakımından ise 23.06.2000 günü temerrüde düştüğü, bu tarihler ile 11.11.2002 takip tarihi arası dönem için 1.061.458.334 lira faiz işlediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile toplam 1.811.458.334 lira bakımından itirazın iptaline ve takibin devamına asıl alacak üzerinde %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirket nezdinde ZMSS ve İMSS teminatları ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, davacı sigorta ettirenin, karşı araç malikine ödemek zorunda kaldığı meblağın, davalı sigortacısından tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Aracı zarar gören 3 ncü kişi Elmadağ Belediye Başkanlığı'nın, iş bu davanın davacısı Ahmet ile dava dışı sürücü Şaziye aleyhine açtığı dava sonunda kesinleşen ilama dayanarak, ilamın tarafları Ahmet ve Şaziye ile ilamın tarafı olmayan işbu davanın davalısı B Sigorta A.Ş. aleyhine başlattığı ilamlı icra takibi sırasında, davacı Ahmet, 23.09.2002 ve 08.11.2002 tarihlerinde, alacaklı vekiline yaptığı harici ödemeyi belgeledikten sonra, işbu davaya esas takibi 11.11.2002 tarihinde başlatmıştır. 2918 sayılı KTK.nun tazminat yükümlülüklerinin birbirlerine karşı rücu haklarına ilişkin zamanaşımı süresinin başlangıcı ve süresi ile ilgili 109/4 ncü madde hükmüne uygun olarak davacı Ahmet'in ödemeden itibaren başlayan 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde takip başlatmasına göre, davalı vekilinin TTK.nun 1268 madde hükmüne davalı zamanaşımı def'i yerinde değildir. ( Dairemizin 19.11.2001 tarih ve 6178-9091, 21.12.2001 tarih ve 7626-10056, 11.03.2002 tarih ve 2001/10096 Esas, 202/2131 Karar sayılı ilamları bu yöndedir. )
Diğer yandan, davalı sigortanın, ilamın tarafı olmasa da, ilamlı icra nedeniyle, kusur oranı ve buna göre zarar miktarını bilmiş olması karşısında, likit hale gelen alacağı alacaklıya ödeyen davacının, bu likit alacağın rücuan tahsili için başlattığı takip sırasında, davalının vaki itirazının likit alacağa yönelik olması nedeniyle mahkemece, icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de ilke olarak bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu açıklamalara ve dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı, takip nedeniyle ödediği toplam 1.960.000.000 liranın tamamı için değil, davalının ZMSS ve İMSS limitleri toplamı olan 750.000.000 lira asıl alacak ve bunun bu takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin toplamı olan alacağın tahsili için takip başlatılmıştır.
Mahkemece, o dava sırasında davacının, iş bu davanın davalısı sigorta şirketine yaptığı ihbar tarihine göre hesaplanan tarihler, işbu davaya esas takip tarihine kadar birikmiş temerrüt faizinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Oysa sözleşme ilişkisine davalı alacağın ödenmesinden sonra rücuan tahsili için başlatılan böyle takiplerden önce ayrıca ihtarname ile rücu alacağı istenmedikçe, temerrüt, takip tarihi ile gerçekleşmektedir. ( Dairemizin 08.02.2001 tarih ve 2000/9267 esas, 2001/959 sayılı ilamı ile 15.09.2003 tarih ve 1805-7753 sayılı ilamı bu yöndedir. ) Bu durumda, davacı bu takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğünü iddia ve ispat etmediğine göre, işlemiş temerrüt faizine ilişkin itirazın haklı olduğu gözetilerek, buna ilişkin itirazın iptali isteminin reddi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan, o dava sonunda hükmedilen gelir kaybı zararına ilişkin istem, ZMSS ve İMSS teminatlarının kapsamı dışında olup, sadece araç hasarına ilişkin istem bölümü teminat kapsamındadır. O davada belirtilen 6/8 kusur oranına isabet eden 476.250.000 lira, 500.000.000 lira olan ZMSS poliçesi limitini dahi aşmamaktadır. Davalının, o davada yargılansa idi, sorumlu tutulacak olduğu 476.250.000 lira tazminata, mahkemece, asıl alacak olarak işbu davada hükmedilmesi gerekirken ZMSS ve İMSS limitlerinin toplamı olan ve sorumluluğun üst limitini ifade eden 750.000.000 lira tazminatının tamamına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, 476.250.000 lira asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, işlemiş faiz miktarına ilişkin davanın reddine, bu miktar asıl alacağın %40'ı oranında icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin bu meblağlara göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy