(4721 S. K. m. 716)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 2000/1488-2002/1154 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2005 günde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatif ile arsa maliki olan davalılar arasındaki sözleşme uyarınca kooperatifçe yapılan konutlardan kura sonucu müvekkiline isabet eden 7 nolu bağımsız bölümün bir başka ortağa ait 10'nolu bağımsız bölümle takas edildiğini ancak müvekkiline teslim ve tahsis edilen bu daireye ait tapu kaydının müvekkiline geçirilmediğini ileri sürerek, anılan bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatifçe davaya cevap verilmemiş, arsa maliki davalılar vekili taşınmaz satışı vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği sadece yüklenicinin hak kazandığı tapuların verildiğini, dava konusu bağımsız bölüme ilişkin sözleşme koşulları yerine getirilmediğinden tapuda ferağ verilmediğini, inşaatın henüz bitirilmediğini ve iskan izninin alınmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı arsa malikleri ile dava dışı yüklenici arasında sözleşme yapıldığı, yüklenicinin daha sonra inşaatın yapım işini haricen düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle davalı kooperatife devrettiği, davalı kooperatif ortağı davacı ile arsa malikleri arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından sadece davacının ortağı bulunduğu davalı kooperatifin talepte bulunabileceği, tapu yönünden dava açma hakkının bulunmadığı sonucuna varılarak, aktif husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince, müvekkili ile aynı durum ve koşullarda olan diğer kooperatif ortaklarına kur'a sonucu isabet eden bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının oluşturulduğu, tüm akçalı yükümlülüklerini eksiksizce yerine getiren davacının yurt dışında olması ve haklarını doğrudan takip edememesi nedeniyle davalı arsa malikleri ile kooperatif arasında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle mahkeme kararı veya başkaca yasal bir işlemle engelleyici tasarruf söz konusu olmadığı halde, 10 nolu bağımsız bölüm tapusunun müvekkili adına çıkarılmadığı iddia edilmesine karşın bu husus üzerinde durulmaması, davacı ile aynı durumdaki diğer ortakların akıbetinin değerlendirilmemesi kooperatifin davalı safında yer aldığı gözetilmeden davacı ortak ile davalı arsa malikleri arasında sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle davaya konu istemin ancak kooperatifçe arsa maliklerine yöneltilebileceği gerekçesiyle ve eksik incelemeye dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy