(1581 S. K. m. 12) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Osmaniye Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.03.2003 tarih ve 2002/424-2003/367 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatiften kredi kullanılan müvekkillerinin 18.11.1998 tanzim tarihli senetle dava dışı Kemal Y'a kefil olduklarını, müvekkillerinin imzası bulunmayan ve Kemal Y'ın borçlusu olduğu 23.11.1999 tanzim tarihli senet için kefil sıfatıyla müvekkilleri aleyhine icra takibine girişildiğini, müvekkillerinin 18.11.1998 tarihli senette yazılı ( 612.500.000 ) TL. için Kemal'e kefil olduklarını, takibin ise ( 4.800.000.000 )TL. üzerinden yapıldığını, BK.nun 491. maddesi uyarınca borcun kefil açısından muaccel hale gelmesi için bildirim yapılması gerektiği halde müvekkillerine hiçbir bildirim yapılmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin kefalet miktarı dışında davalı kooperatife borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların takip konusu senedin kefili değil müşterek ve müteselsil borçlusu olduklarını, senet metninde herhangi bir ihtara gerek olmadığının açıkça belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, %40 tazminatın davacılardan tahsilin talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, takibe konu borç senedinde davacıların müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarım kredi kooperatifince düzenlenmiş müşterek ve müteselsil borç senedine dayalı menfi tespit davasıdır. Davalı kooperatif, icra takibini münhasıran 23.11.1998 tanzim tarihi borç senedine dayandırmıştır. Bu senette sadece dava dışı Kemal Y'ın imzası olup davacıların isim ve imzaları bulunmamaktadır. Bu durumda davacıların imzalarının bulunmadığı 23.11.1998 tarihli senet için sorumluluklarından söz edilemez. Mahkemece, takibe konu borç senedinde davacıların da kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu kabul edilmişse de, bu hususta hiçbir inceleme yapılmamıştır. Ancak davacılar da, dava dışı Kemal Y ile birlikte imzaladıkları 18.11.1998 tarihli borç senedi ile, Kemal'in senette borçlandığı ( 612.500.000 ) TL. için Kemal'e kefil olduklarını, dava konusu icra takibinde de kefil oldukları bu meblağın sınırlı şekilde sorumluluklarının bulunduğunu, fakat kendilerinin takipten önce temerrüde düşürülmediğinden aleyhlerine faiz yürütülemeyeceğini ileri sürmüşlerdir. Bu durumda mahkemece, takip konusu 23.11.1998 tanzim tarihli borç senedinde davacıların imzasının bulunup bulunmadığının incelemesi, bulunmadığı anlaşılırsa takibin bu senede hasredilmesi nedeniyle davacıların hiçbir sorumluluklarının olmayacağının düşünülmesi, ancak davacılar buna rağmen davalarını yukarıda açıklanan şekilde açtıklarından, davacıların ileri sürdükleri şekliyle iddialarının kabul beyanı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy