(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2003 tarih ve 2002/892-2003/333 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 1649402 no`lu zorunlu mali sorumluluk sigorta (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları) poliçesi kapsamında davalı sigortanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı sigorta vekili ise, müvekkil kayıtlarında kaza tarihini kapsayan poliçeye rastlamadıklarını savunmuş, temyiz dilekçesinde ise, kararın tahrif edilmiş poliçeye dayalı olarak tesis edildiğini iddia etmiştir. Mahkemece, mümeyyiz vekilinin husumet itirazı üzerinde durulmayarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, MK.nun 6 ncı maddesi uyarınca kanıt yükü altında bulunan davacıdan bu yöndeki delilleri sorulup ibraz ettirilmek, gerektiğinde 2918 sayılı KTK.nun 24 ncü maddesi uyarınca (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları) poliçesi ibraz edilmeden bir aracın trafiğe tescilinin yapılamayacağı düşünülerek, ilgili trafik sicilinden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları poliçesi ile aracı sigorta eden şirket tespit edilmek, yine sonuç alınamazsa, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları Poliçesi düzenleyen şirketin davalı sigorta şirketi olup olmadığı yönünde gerektiğinde bu şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle araştırılmak ve poliçe aslı getirtilerek tahrif edilip edilmediği belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy