(233 S. KHK. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.11.2003 tarih ve 2001/292-2003/1453 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı THY A.O. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2005 günde davalı THY A.O avukatı M. M. Erman ve Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Bşk. Avukatı Ö. Genç gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, 1956 yılında 6623 sayılı Kanunun verdiği yetkiye istinaden 60 milyon sermaye ile kurulmuş olan THY A.O.na müvekkilinin 60.000 TL. sermaye ile ortak olduğunu, şirketin 20.05.1984 ve 08.06.1984 tarihli 60 ve 23 sayılı KHK. lar ile Kamu İktisadi Kuruluşuna dönüştürüldüğünü, bilahare 22.08.1990 tarih 90/822 nolu Bakanlar Kurulu kararıyla 3291 sayılı Kanun kapsamına alınarak aynı isimle yeni bir şirket kurulmasına karar verildiği, müvekkilince hisse senetlerinin kendisine verilmesinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'ndan talep edilmesine rağmen isteğin yerine getirilmediği, bu hususta açılan davanın da istemin öncelikle THY A.O.na yöneltilmesi gerektiğinden bahisle reddedildiğini ileri sürerek, müstahak olunan hisse senetlerinin aynen veya bedeli tespit edilerek davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı THY A.O.vekili, 18.06.1984 ve 233 sayılı KHK ile özel şahısların hissedarlık sıfatının ortadan kalktığı, ortaklığın yürürlükteki mevcut sermaye yapısı içinde, 233 sayılı KHK. den önceki sermaye yapısında görülen özel şahıslara ait hisse bulunmadığını, anılan KHK ile sermayesinin tamamı devlete ait bir Kamu İktisadi Kuruluşuna dönüştürüldüğünü, müvekkili ortaklık sermaye yapısını oluşturan hisselerin malikinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve İMKB'de işlem gören hisse senetleri sahipleri olduğundan, davacının hisse senetlerinin aynen verilmesi yönündeki talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, davacının munzam zarar talebinin de yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı vekili davaya cevabında, müvekkili aleyhine açılan davanın reddedilip, kesinleştiğini, kesin hüküm söz konusu olduğundan husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, 1956 yılında kurulan THY A.O.nın 60.000.000 TL. sermaye ile kurulduğu, her biri 100 TL. nominal değerde 600 adet toplamı 60.000 TL. lik payın davacı tarafından satın alındığı, THY A.O.nın 1984 yılında 233 sayılı KHK ile sermayesinin tamamı kamuya ait KİT'e dönüştürüldüğü, 1990 yılında ise yeniden A.Ş.ne dönüştüğü, davacının ortaklık payının karşılığı olarak ödenmesi gereken 60.000 TL. nin DİE ve TEFE verilerine göre 14.608.685.400 TL. olduğu, davalı Özelleştirme İdaresinin ise bu davanın tarafı olmadığı, sadece yazıyla bu idareye kamu paylarının özelleştirilmesi görevi verildiği gerekçeleriyle, davanın davalı THY A.O. yönünden bedele ilişkin olarak kabulü ile 14.608.685.400 TL. nin faiziyle tahsiline, TC Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan THY A.O. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, anonim şirket de pay sahipliğinin tespiti, olmadığı takdirde davacı elindeki hisse senetlerinin bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Davaya konu 100 TL nominal bedelli hamiline yazılı 600 adet pay senedinin hamili olan davacının dava aktif ehliyeti bulunduğu ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak davacı A.Ş.nin 1994 yılında Özelleştirme kapsamına alındığı ve statüsünün değiştirilip hisselerinin değişik gruplara ayrıldığı, beş değişik ortak grubunun oluşturulduğu ve sermayesinin büyük miktarda artırıldığı dosya arasındaki belgelerden ve Dairemize yansıyan çeşitli dosyalardan anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık, davacının halen hamili bulunduğu pay senetlerinden dolayı ortak olup olmadığıdır. Yukarıda da, açıklandığı gibi şirket paylarının değişik gruplara ayrıldığı sabit olduğuna göre, öncelikle statü değişikliği ya da sermaye artırımları sırasında davacıya ait payın hangi grup paylar arasında kaldığının kesin olarak tespiti gerekmektedir. Anılan payın hangi grupta kaldığının tespiti için davalı A.Ş.nin Ana sözleşmesinin ve tüm tadillerinin getirtilmesi, gerekirse şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılması ve davacının iddia ettiği payın hangi grup paylar içerisinde bulunduğunun tespitinden sonra söz konusu payın ulaştığı değerin belirlenmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mahkemece hüküm altına alınan tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı THY A.O.na verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy