(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.11.2003 tarih ve 2003/113 - 2003/466 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinden Atike Karaca'nın davalı kooperatifin üyesi iken üyeliğini tüm hak ve sorumlulukları ile birlikte 10.05.2000 tarihli hisse devir sözleşmesi ile diğer davacıya devrettiğini, devir bedelinin devreden müvekkiline ödendiğini, davalı kooperatifçe üyeliği devreden davacı Atike Karaca'nın kooperatif üyeliğinden 17.07.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiği gerekçe gösterilerek, devralan müvekkilinin üyeliğinin kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkillerinden Atike Karaca'nın üyelikten çıkarılmasına ilişkin tüm kararlar ile diğer müvekkilinin üyeliğe kabul edilmemesine ilişkin kararların iptaline, her iki müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacılardan hissesini devir eden Atike Karaca'nın üyeliğinin 17.07.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile sona erdiğini, üye olmayan kimsenin bu hakkının devre yasal olanak olmadığını, devralanın müvekkilinin bilgisi dışında yatırmış olduğu miktarı geri alması için ihtarname gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara doğrultusunda, devreden davacıya ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının 09.08.2000 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 10.03.2003 tarihinde açıldığı, üç aylık süre içerisinde dava açılmadığından çıkarma kararının kesinleştiği, ortaklıktan çıkarılan kişinin ortaklık payının söz konusu olmadığından bu payın devrinin de mümkün bulunmadığı, payı devralan davacının hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacılardan Atike Karaca'nın 10.05.2000 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ortaklığını, diğer davacı Hasan Saygılı'ya devretmiş olmasına, dava açmakta hukuki yararı olmamasına, çıkarma kararının tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmamış bulunmasına göre, mümeyyiz vekilinin davacılardan Atike Karaca'ya ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile anılan davacı hakkındaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Aynı vekilinin davacılardan Hasan Saygılı'ya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, üyeliğe kabul edilmeme kararının iptali ve üyeliğin tespiti istemine ilişkindir.
Davacılardan Atike Karaca ile diğer davacı Hasan Saygılı arasında 10.05.2000 tarihinde noterde devir sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı Atike, borçlarını ödemediğinden bahisle yönetim kurulunun 17.07.2000 tarihli kararı ile ortaklıktan ihraç edilmiş olup,bu karar 09.08.2000 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, ihraç kararı alınmadan önce Atike'nin üyeliği devam ederken, devir sözleşmesi yapılmış olup, böyle bir devir, davalı kooperatif bakımından da geçerlidir ve tanınması gerekir. Zira, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son madde hükmünde ihraç kararı kesinleşmeyen ortak yerine yeni ortak alınamayacağına ilişkin hüküm, ihraçtan önce yapılan devrin geçersiz olmasını gerektirecek bir düzenleme değildir. Atike'nin ihracı kesinleştikten sonra devir sözleşmesi yapılmış olsa idi, sona eren üyeliğin devrinin de mümkün olamayacağı sonucuna varılabilirdi. Kooperatif ana sözleşmesi ve genel kurul kararlarında kooperatif ortağı olacak kişiler bakımından özel bir nitelikte aranmadığına göre, Atike hakkındaki ihraç kararının kesinleştiği şeklinde ki gerekçe ile de davanın reddi doğru olmamış, kararın davacılardan Hasan Saygılı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz vekilinin davacılardan Atike Karaca'ya ilişkin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davacı yönünden ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hasan Saygılı'ya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacı Atike Karaca'dan alınmasına, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy