(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 109) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/834-2003/788 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı sigorta aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayanılarak sigortalının halefi sıfatıyla açılmış rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazı kaza tarihi ve takip tarihi gözetilerek, icra takibinin zamanaşımını keseceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 ncu maddesine göre zamanaşımı süresi 2 yıldır. Her ne kadar kaza tarihi olan 02.01.1999 tarihi ile takip tarihi olan 23.07.1999 arasında 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış ise de, davacı sigorta şirketi tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine Beyoğlu 1.İcra Müdürlüğü'nün 1999/2457 esas sayılı dosyası ile 23.07.1999 tarihinde dava konusu edilen alacak için icra takibi yapılmak suretiyle zamanaşımı süresi kesilmiş olmasına rağmen, takip tarihi ile itirazın iptali davasının açılma tarihi olan 06.11.2002 tarihine kadar, icra dosyasında KTK.nun 109 ncu maddesindeki zamanaşımı süresini kesen başkaca usulü bir işlem yapılmamıştır.
O halde, davalının zamanaşımı itirazının kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy