(6762 S. K. m. 1263, 1269) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2003 tarih ve 2002/556-2003/1082 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait davalı şirket nezdinde Konut Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan konutun, üst kattaki boş daireden sızan sularından dolayı hasara uğradığını, hasarın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, %40 'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, alacağın likit nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın toplam 3.356.627.530-lira üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %60 faiz tahakkuk ettirilmesine, %40 icra inkar tazminatı olan 1.342.651.012-liranın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve istemin reeskont faizi olmasına, ilamın infazında tahsil tarihine kadar hükmedilen faiz oranı aşılmayıp ve daha az olan faiz oranlarının dikkate alınacağının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Konut sigortası, bir meblağ sigortası olmayıp, gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu dikkate alındığında, tazminatının da önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında, İİK.nun 67/2 nci maddesi hükmündeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra-inkar tazminat talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy