(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 91, 95, 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2003 tarih ve 2003/103-2003/1248 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar. duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK'nun 1301 . maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın davalılardan S.H. ve İ.S. A.Ş. yönünden kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalılardan sigorta vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde belirtilen teminat miktarları yetkili merciler tarafından artırıldığı takdirde, artan miktar için zeyilname düzenlenmemiş olması durumunda dahi, zorunlu trafik sigortacısının artan limitten sorumlu tutulması gerektiği Dairemiz'ce istikrarlı bir şekilde benimsenmekteydi. Ancak, 3.5.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği'nin 8/c maddesi ile, zeyilname düzenlenmemesi halinde, kişilere gelecek zararlardan "Fon"un sorumlu olacağı hükme bağlanmış, aynı hükme 3.7.2002 tarihli yönetmelikte de yer verilmiştir. Bu açık düzenlemeler karşısında, artırım zeyilnamesi düzenlenmemesi halinde, zorunlu trafik sigortacısının, artan sorumluluk limitleri ile sorumlu tutulmasını gerektirecek kamu yararı düşüncesi ortadan kalkmış bulunmaktadır. Somut olayda da davalı sigortacının, zeyilname farkından, gerek kişiye gelen, gerekse maddi zararlar bakımından sorumlu tutulması mümkün değildir. Aradaki fark, sadece cismani zararlardan dolayı Fon'dan talep edilebilir. Kaldı ki; kaza tarihi olan 21.03.2002 tarihi olup, kazadan bir gün sonra düzenlenen fark zeyilname limitinden davalı sigortanın sorumlu tutulması olanaklı olmadığının kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, mevzuattaki yukarıda anılan değişiklik dikkate alınmaksızın, poliçe teminatının üzerine çıkılacak şekilde davalılardan sigortanın sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy