(6762 S. K. m. 1320) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.6.2003 tarih ve 2001/149-2003/443 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile S İnş. Ltd. arasında yapılan sözleşme nedeniyle inşaat Şantiye deposunda bulunan elektrik malzemelerini hırsızlık rizikosuna karşı sigortaladığını, malzemelerin 1.8.2000 tarihinde çalındığını, rizikonun davalıya ihbarına rağmen sigorta bedelinin ödenmediğini, ileri sürerek, 45.000.000.000.TL.sının 1.9.2000 tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının gece bekçisinin inşaat alanına hiç elektrik malzemesinin gelmediğini beyan ettiğini, davacı işyerinde yapılan hacizde ve davacının buna karşılık yapılan istihkak iddiasında da elektrik malzemesinin bulunmadığını, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı sigorta şirketinin poliçe düzenlenirken hangi mallar üzerinde poliçe düzenlendiğini, malların gerçekte var olup olmadığını, saptamak durumunda olduğunu, bu nedenle 2000 yılına ait envanter kayıtlarında belirlenen elektrik malzemeleriyle ilgili olarak sigorta tazminatına karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 758.194.200.TL.sının dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hırsızlık rizikolarına karşı sigortalı işyerinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık nedeniyle, sigorta teminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sigortalı işyerindeki çalınan malların miktar ve değeri, Ortaca İcra Müdürlüğünün 1995/302 Talimat sayılı dosyasında bulunan haciz zaptındaki mallar esas alınmak suretiyle, davacı şirketin 2000 yılı envanter kayıtlarına göre yapılmıştır. Ayrıca, bilirkişi raporunda 6.12.1995 tarihli haciz zaptının 8.ve 12. maddelerinde yer alan malların envanter kayıtlarında bulunmaması nedeniyle zarar hesabına dahil edilmediğini de belirtmiştir.
Hırsızlık sigorta poliçe genel şartlarının 15. maddesine göre, çalınan emtianın değeri olaydan bir gün evvelki piyasa alımı rayiç değeri esas alınarak belirlenmelidir. Davacı vekili de 12.5.2003 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna bu yönde itiraz ettiği gibi, bilirkişi tarafından zarar hesabına dahil edilmeyen kalemlere ait belgeler de ibraz etmiştir. Gerçekten de bilirkişi raporunda zarar hesabının tespitinde 6.12.1995 tarihli haciz zaptının esas alındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacı vekilinin rapora karşı olan itirazları da değerlendirilerek, ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy