(6762 S. K. m. 334, 335) (818 S. K. m. 173, 174)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.06.2003 tarih ve 2000/878 - 2003/401 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ancak duruşma istemi temyiz süresinden sonra yapıldığından duruşma isteminin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda müvekkillerinin, davalı anonim şirketin imtiyazlı ortakları bulunduklarını, 26.04.2000 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, karın tevzii hakkındaki sözleşmenin 19 ncu maddesine aykırı olarak imtiyazlı pay sahipleri genel kurulu toplanıp, bir karar alınmadan sözleşmede değişiklik yapılmasına karar verildiğini, alınan kararın yok hükmünde bulunduğunu, faaliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, 1.880.000.000.000.-TL kredi kullanılmasına rağmen, bunun 1.660.000.000.000.-TL. sının ortaklara aktarıldığının beyan edildiğini, finans giderlerinin de doğru gösterilmediğini, kısa vadeli kredilerin ortaklara aktarılmasının şirket menfaatlerine uygun bulunmadığını, diğer ortakların menfaatlerini ihlal ettiğini, zararın sebebinin açıklanmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerine şirketle rekabet etme imkanının tanımasının da yerinde olmadığını, ibralarda oy kullanması yasak yakınlıktaki kişilerin oy kullandığını iddia ederek, 26.04.2000 tarihli genel kurulda kar dağıtımına ilişkin değişikliğin yokluk durumunun tespitine, yönetim ve denetim kurulunun ibrası, kar-zarar ve bilançonun kabulü ve yönetim kuruluna TTK.'nun 334 ve 335 nci maddeleri gereğince yetki verilmesi hakkındaki kararların, kanuna, şirket anasözleşmesine ve ahlaka aykırı olması sebebiyle iptallerine, ayrıca yönetim ve denetim kurullarının ibralarında oy kullanan üyelerin oylamaya katılıp katılmayacağının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, birleştirme ve teminat yatırılmasına karar verilmesi talebinde bulunarak, iddiaların yersiz olduğunu, genel kurulda alınan kararlarda yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına bir aykırılık bulunmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılardan S.H.Y.'ın dava sürecinde hisselerini başkasına devrettiği, pay sahipliği sıfatının ortadan kalktığı, diğer davacının imtiyazlı pay sahibi olduğunu ispat edemediği, ispat edilse bile karın tevzii hakkındaki sözleşme değişikliğine etkisi olmayacağı, rekabet yasağının kaldırılmasına ilişkin karar da iptal koşullarının oluşmadığı, zira bu yasağın emredici bir kuralla korunmadığı, ancak davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında toplam 1.880.000.000.000.-TL.'lık toplam 5 adet kredi kullanılmasına rağmen, bunun 1.610.000.000.000.-TL.'lık kısmının ortağı olan Yaşar Holding A.Ş. hesabına borç kaydı yapılarak devir edildiği, davalı şirket ile dava dışı Yaşar Holding A.Ş. arasında kredi borcunun nakli konusundaki 26.02.1999 tarihli protokole dava dışı alacaklı bankaların muvafakat etmesi gerektiği, BK.'nun 173 ve 174 ncü maddeleri uyarınca izne rastlanılmadığı, bankalara karşı hala davalının sorumluluğunun devam ettiği, davalının kredi borcunun bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığı, kar-zarar cetveli ve bilançonun gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle, davacı S.H.Y.'ın davasının husumet nedeniyle reddine, birleştirilen, S.K.Y. tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, bilançonun tasdiki, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına yönelik olarak alınan genel kurul kararlarının iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.320.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.11.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy