(1163 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.9.2003 tarih ve 2003/17-2003/553 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin Ekim 2000 tarihinden itibaren şoför vasıtasıyla minibüsüyle kooperatif bünyesinde yolcu taşıdığını, ancak daha sonra hukuka aykırı olarak üyelikten çıkarıldığını, bu konuda kendisine de herhangi bir tebligat yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının kooperatif üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının minibüsüyle kooperatif üyesi gibi kooperatif nezdinde 6 ayı aşkın süre çalıştığı, böylece davalı tarafından davacı üyeliğinin zımnen kabul edildiği, buna rağmen daha sonra kooperatifte çalışmasının engellendiği ve kooperatif yönetimince davacının üyelikten çıkarılmasına sözlü olarak karar verildiği ancak bu kararın karar defterinin Ağır Ceza Mahkemesinde olması nedeniyle deftere işlenmediği yani usulüne uygun bir şekilde üyeliğin iptal edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üyelik tespiti istemine ilişkindir. Kooperatife ortak olabilmek için, ortağın ana sözleşme ve yasada öngörülen koşulları yerine getirmesi gerekir. Kooperatif ana sözleşmesinin 10. maddesinde ortak olabilmek için; taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmek, kooperatifin amacına uygun motorlu aracı bulunmak, aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak şart koşulmuş, 11. maddesinde ortaklığa kabulün yönetim kurulunun kararı ile gerçekleşeceği belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, davacının kooperatife üyeliğine kabulüne ilişkin bir karar alınmadığı, başka bir taşıyıcılar kooperatifi ortağı olan davacının eşinin aynı araç ile o kooperatifte çalışmaya devam ettiği, davacının aracını 9.8.2002 tarihinde sattığı görülmüştür. Ana sözleşmede belirtilen ortaklık şartlarını taşımamasına rağmen, yazışmalarda ortak olarak benimsendiği, genel kurullara çağrıldığı kanıtlanamayan davacının, minibüsüyle eşinin bir süre davalı kooperatifte çalışması ve sadece bir kez kooperatife 25.000.000 TL para yatırması nedeniyle yazılı gerekçelerle kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy