(6762 S. K. m. 626, 629, 642, 686, 690)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2003 tarih ve 2002/833-2003/603 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu 15.08.1999 vade tarihli 27.500 DM bedelli Hüseyin D tarafından keşide edilen bononun vade tarihinden önce protesto çekilmesi için davalı bankaya teslim edildiğini, ancak davalının süresinde protesto yapmadığını, bu nedenle cirantalar hakkında yapılan icra takibinin iptal edildiğini, keşideci hakkında da borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiğini, bankanın kusuru nedeniyle cirantalara müracaat haklarını kaybettiklerini ileri sürerek, senet bedelinin faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, senette düzenleme tarihinin eksik olması nedeniyle protestonun noterden yapılamadığını, bu nedenle keşideciye protesto çekildiğini, davacının keşideciden alacağını alamamasının nedeninin senedin protesto edilmemesi değil, menkul ve gayrimenkul mallarının bulunamaması olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davalı tarafından vadeyi takip eden 2 iş günü içinde protesto için notere gönderilen senedin tanzim tarihi bulunmadığı bu nedenle protesto edilemeyeceği gerekçesiyle iade edildiği, bankanın ihmalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil cirosu ile bankaya verilen senedin ödenmesi için cirantalara gönderilmesi gereken protestonun çekilmemesi nedeniyle cirantalara müracaat hakkını kaybeden hamilin banka aleyhine açtığı tazminat istemine ilişkindir. TTK.nun 690 ncı maddesinin yollaması ile bonolar hakkında da uygulanan aynı kanunun 626, 629 ve 642 nci maddeleri hükümleri gereğince, hamilin cirantalar hakkında takip yapabilmesi için kanunda yazılı sürelerde cirantalara protesto çekmesi gerekir. Aksi halde, cirantalara başvuru hakkını kaybeder. Yine, TTK.nun 686/6 ncı maddesi uyarınca, bonoda tanzim tarihi yoksa senet adi senet sayılır ve bu halde protesto hükümleri de uygulanamaz.
Dava konusu olayda, davalı banka, senette düzenleme tarihi olmadığından protestonun noter tarafından yapılmadan iade edildiğini ve senetteki mevcut tanzim tarihinin sonradan atıldığını savunmuştur. Dosyada noterden iadeye ilişkin delil bulunmadığı gibi, davalının senetteki tanzim tarihinin sonradan atıldığına dair bilirkişi raporu incelemesi yaptırılması talebi de dikkate alınmadan, mahkemece karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu senetteki tanzim tarihinin senet düzenlenmesinden sonra atılıp atılmadığının uzman bilirkişi aracılığıyla tespiti ve dava konusu senedin bankaya verilmesi sırasında bono vasfını taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy