(556 S. KHK m. 64) (1086 S. K. m. 283, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2003 tarih ve 2001/940-2003/726 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait tescilli "İPRAGAZ" markası taşıyan tüplerin, bayii olmadığı halde davalının haksız olarak işyerinde bulundurup, pazarladığını, bunun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, tecavüzün önlenmesini, elde bulunan tüplerin imhasını, kararın ilanını ve 1.000.000.000.-TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüplerin daha önce tespit edilip yediemin olarak bırakılan tüpler olduğunu, doldurulmadığını, takas amacıyla bulundurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının iş yerinde ve deposunda ele geçen 162 adet boş ve dolu tüplerin, davacının İpragaz markasını taşıdığı, bu durumun haksız rekabet oluşturduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne 1.000.000.000.-TL maddi tazminatın tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, boş tüplerin imhası ve maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili dilekçesinde kendilerinin kazanç kaybına ilişkin olarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporu maddi tazminat hesabı bakımından karar vermeye elverişli nitelikte değildir. Zira, zarar hesabı dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişme konusu olayda davacı lehine hükmedilecek tazminat, davalının eylemi nedeniyle davacının yoksun kaldığı kazancın karşılığı olmalıdır.
O halde, mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek maddi tazminatın tespiti noktasında ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy