(1086 S. K. m. 285, 423)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Malatya Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2003/301-2003/765 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, adına tesciline karar verilen 7 nolu dükkanın kendisine, olması gerektiği gibi teslim edilmediğini ve geç teslim edildiğini ileri sürerek, 3.020.000.000.-TL beş yıllık kira tutarı, 587.000.000.-TL hasar bedeli, 576.000.000.-TL tazminat bedeli olarak toplam 4.183.000.000.-TL.nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, bilirkişi raporuna itiraz etmeyen davalı aleyhine kesinleşen hasar bedelinin de tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, daha sonra karar düzeltme istemi kabul edilerek bu kez değişik gerekçe ile davacı yararına bozulmuş, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacının, kendisine teslim edilmesi gereken dükkanın, süresinde ve olması gerektiği gibi teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafından yargılama giderleri hesaplanırken, 75.000.000.-TL ek bilirkişi ücretinin eksik hesaplandığını ile sürmüş olup, hüküm altına alınan 75.000.000.-TL ek bilirkişi ücretinin alınıp alınmadığı belirlenememiş, dosya arasında tahsilat yada reddiyat makbuzlarına da rastlanmamıştır.
Bu durumda mahkemece bilirkişi için belirlenen 75.000.000.-TL ek ücretin yatırılıp yatırılmadığı araştırılıp, açıklığa kavuşturulduktan sonra, buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemece verilen ilk kararda davanın kabul ret oranına göre davacı aleyhine 61.643.000.-TL vekalet ücretine hükmedildiği ve bu kararı sadece davacı temyiz ettiği ve karar davacı yararına bozulduğu halde, davacının kararı temyiz etmemesi ile bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda, Yüksek Yargıtay'ın 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı İBK. kapsamında kabul ettiği usule ilişkin kazanılmış hakka aykırı olarak davacı aleyhine yeni kararda 306.000.000.-TL vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy