(6762 S. K. m. 1301) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 17. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2003 tarih ve 2003/626-2003/1005 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu trafik kazasının, davalı belediye tarafından yürütülen yol yapım ve bakım çalışmaları sırasında gerekli emniyet tedbirlerinin alınmamasından meydana geldiği anlaşılmaktadır. Belediyelerin yol yapım ve onarım hizmetleri sırasında verdikleri zararlardan kaynaklanan davalar özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Bu durum karşısında mahkemece, hizmet kusurundan kaynaklanan ve İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca tam yargı davası olarak açılması gereken bu dava hakkında, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy