(3213 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2002/1132 - 2003/1045 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilleri, İR:3964 sayılı maden ruhsatı sahibi olan davacı ile davalı şirket arasında saha devir sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı şirketin ise, üretim yapmasına rağmen sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmekten kaçındığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan taahhütlerini yerine getirmemesi halinde anılan sözleşmenin 9 ncu maddesinde 100.000 USD cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, cezai şartın ödenmesi için gerekli koşulların oluştuğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000 USD.nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davalı şirketin sözleşmeye konu sahayı devir almaktan imtina etmediğini,aksine davacının kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle maden sahasını faaliyette bulunmak üzere davalı şirkete teslim edemediğini,cezai şart isteme koşullarının oluşmadığını, maden sahasında iddia edildiği gibi üretim yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, İR:3964 sayılı ruhsat sahası için 19.08.2000 tarihli dilekçe ile devir talebinde bulunulduğu, devir işlemi için gerekli olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29 ncu maddesindeki eksikliklerin ruhsat sahibi tarafından tamamlanması gerektiği halde tamamlanmadığının Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazısından anlaşıldığı, davalı şirketin devir işlemleri ile ilgili herhangi bir kusurunun olmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy