(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 275, 283, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 13. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2002/440-2003/1126 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı sigortanın, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, davanın reddine ilişkin verilen kararı, davacı sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı işletenin sorumluluğunun belirlenmesi açısından, araç sürücüsünün olaydaki kusurunun belirlenmesi için bilirkişiden rapor alınmış, bu rapora itiraz üzerine ikinci kez farklı bir bilirkişiden rapor alınmış, kusur oranına ilişkin iki rapor arasındaki çelişki giderilmeksizin ikinci rapora dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
HUMK.nun 275 nci ve devamı maddelerinde "bilirkişilik" müessesesi düzenlenmiş olup, anılan 275 nci maddede, mahkemenin, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra 286. maddede de bilirkişinin oy ve görüşünün hakimi bağlamayacağı düzenlenmiş ise de işin çözümünde teknik bilgi ve birikimin gerekliliğine inanılarak bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre, verilen raporlar çelişkili ise, mahkeme HUMK.nun 283 nci maddesi hükmüne dayalı olarak, bilirkişiden açıklama yada ek rapor isteyebileceği gibi 284 ncü maddesi hükmüne dayalı olarak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak yeni bir rapor alınabilir.
Bu durumda, mahkemece iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy