(6762 S. K. m. 1325/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.11.2003 tarih ve 2002/274-2003/1168 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dövize endeksli emeklilik sigorta poliçesi için davalıya 300 USD ve sonradan 1.200 USD olmak üzere toplam 1.500 USD yatırdığını, müvekkilinin sözleşmeden caydığını, davalının 08.11.2001 günü 1.200 USD karşılığı olduğundan bahisle 811.220.440.-TL geri ödediğini, oysa iade tarihindeki kur karşılığı üzerinden ödeme yapması gerektiğini, ayrıca 300 USD.nın geri ödemesini de yapmadığını, ödemenin faize sayıldığını ileri sürerek, kalan 1.227.14 USD asıl alacağın aynen yada 08.11.2001 günü kur karşılığı olan 1.885.850.000.-TL olarak 08.11.2001 gününden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 1325/2 nci maddesine aykırı da olsa, davacı lehine müşteri memnuniyeti gereğince poliçe hiç düzenlenmemiş gibi, primin alındığı tarihteki kur üzerinden iade yapıldığını, 300 USD ödemeye ilişkin bir kaydın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının cevabi ihtarnamesindeki kabulü karşısında, poliçe eline ulaşmadan önce davacının iptal beyanında bulunduğu, dava tarihi itibariyle davacının 972.12 USD karşılığı 1.311.341.274.-TL alacağı kaldığı, davacının toplam ödemesinin 1.500 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının, 1.200 USD prim borcunun TL karşılığını 18.09.2000 tarihinde acentanın banka hesabına havale ettiğinin çekişmesiz ve dosya kapsamı ile sabit bulunmasına, bundan başka davacının 300 USD daha acentaya ödeme yaptığının da, dövize endeksli emeklilik sigortası alındı belgesi ile sabit bulunmasına, hükme esas bilirkişi raporunda da bu hususların belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, dövize endeksli emeklilik sigorta poliçesinden davacının cayması üzerine, daha önce döviz üzerinden yatan primlerin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı, 01.11.2001 tarihli dilekçesi ile primlerin iadesini istemiş, bunun üzerine davalı, davacının banka hesabına 08.11.2001 günü 811.220.400.-TL havale etmiş, davacı bunun üzerine 09.11.2001 keşide tarihli noter ihtarnamesi ile, davalının yatırdığı paranın 1.200 USD.nin 08.11.2001 tarihindeki kurun karşılığı olmadığını, 700 USD daha ödenmesi gerektiğini bildirmiş, bunun üzerine davalı, 14.11.2001 tarihli cevabi yazı düzenleyerek, "poliçenin gün esası ile değil, mebdeinden iptal edilmesi sebebiyle, iade tarihindeki kur değil, poliçe tanzimine esas olan tarihteki kur değerinin baz alındığı, kur farkı yada gecikme faizi taleplerinin yerine getirilmeyeceği" hususlarını davacıya bildirmiştir.
Esasen davacı prim iadesine, TTK.nun 1325/2 nci maddesi hükmü nedeniyle hak kazanmamış olup, davalı, müşteri memnuniyeti bakımından davacının istemini, 14.11.2001 tarihli cevabi yazıda belirtildiği üzere, poliçe düzenleme tarihindeki kur karşılığı olarak TL üzerinden kabul etmeyi uygun görmüş olmakla, davacının bundan fazlasını istemeye hakkı bulunmadığının kabulü gerekir. Davalı, bu yöndeki iradesini bildirdiği şekil ve miktar kadar kendisini bağlamış olup, bundan fazla da sorumlu değildir.
Bu durumda, davacının mahkemece de kabul edilen toplam 1.500 USD prim ödemesinin, poliçe düzenleme tarihindeki kurun karşılığı olan TL miktarının belirlenmesi, davalının ödediği 811.220.400.-TL.nın mahsubu ile bakiye miktara hükmedilmesi gerekirken, kısmi ödeme tarihindeki kur esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy