(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.10.2003 tarih ve 2001/34-2003/637 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı ve davalı belediye vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2005 günde davalılardan Kavaklıdere Belediye avukatı S. Şanlı gelip, diğer davalı ve davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Ş. Akman'ın davalıların işleteni ve sürücüsü bulunduğu otobüste yolcu iken sürücüsünün %100 kusuru sonucu meydana gelen trafik kazasında sol tarafı ömür boyu felç kalacak biçimde sakatlandığını bildirerek 93.080.391.100 TL. maddi ve 20 milyar TL. manevi tazminatın anılan davacıya, eşi davacı için 10 milyar TL. manevi tazminat ve çocukları için de 5'er milyar TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, Şerif Akman dışındaki davacıların davacı sıfatlarının bulunmadığını, kusur iddiasının doğru olmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara, keşif ve kusura ilişkin bilirkişi raporuna, kusur ve meslekte kazanma gücündeki azalmaya ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları ile hesap raporuna dayanılarak, davacının sürekli iş göremezlik zararının 93.990.391.100 TL. olduğu, diğer davacıların da duydukları elem ve ıstıraptan dolayı, manevi tazminat isteyebilecekleri gerekçesiyle davacı Şerif için anılan miktar maddi ve 10 milyar manevi, eş için 5, çocuklar için 2,5'ar milyar TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı belediye vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının, davalı belediye vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava dilekçesinde davaya konu maddi ve manevi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmesine ve davanın her iki davalı bakımından kabulüne karar verilmesine karşın, kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarında davalıdan tahsiline denilerek ilamın infasında müteselsil sorumluluk ilkesine aykırı sonuç doğrucu duraksamalara meydan verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı zorunlu kılmadığından HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki gibi davacılar yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle davacı tarafın diğer, davalı belediyenin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının ilk paragrafının yedinci satırındaki davalıdan sözcüğünün kaldırılarak yerine her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen ibarelerinin konulmasına ve hükmün düzeltilmiş bu biçimiyle ONANMASINA, davacılar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından davalı belediyeden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy