(2918 S. K. m. 39, 95)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2003 tarih ve 2003/834-2003/976 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyuş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, trafik sigortalısı olan aracın yaptığı kaza sonucu karşı tarafın 1.750.000.000 TL. hasar bedelini ödediklerini, trafik kazası tespit tutanağına göre sigortalı aracın sürücüsü Burhan E'nun sürücü belgesiz araç kullandığını, hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşma sırasında davayı kabul etmediğini belirtmiştir.
Diğer davalı Dursun E duruşmalara katılmamış, yazılı cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ile tüm dosya kapsamına göre sigortalı araç sürücüsü Burhan'ın olay tarihinden önce B tipi sürücü belgesine sahip olduğu, kaza sırasında görevli trafik ekiplerine ibraz ettiği, buna rağmen davacının sürücü belgesiz araç kullandığından bahisle dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, KTK.nun 95. maddesi uyarınca açılmış, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zarar görene ödediği bedelin sigortalısından rücuan tahsiline ilişkindir. Tazminatı gerektiren olay, sigorta konusu aracın KTK.39. maddesi gereğince gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevki sırasında meydana gelmiş ise sigortacı üçüncü kişilerin zararını karşıladıktan sonra kendi akidi olan sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacı ile sigortalı arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın ( tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller ) başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceğini hükme bağlamış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen KTK.nun 95 nci maddesinin poliçeye aksettirilmiş halidir.
Dava konusu olayda, sigortalı aracın ehliyetnamesiz kimseye kullandırılırken rizikonun gerçekleşmiş bulunduğu iddia edilmekte olup, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün ehliyetine 06.02.2002 tarihinde KTK.48/5. maddesi gereğince 3 ay el konulduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücünün rizikonun gerçekleştiği tarihte gerekli ehliyetnameye sahip olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy