(6762 S. K. m. 434, 504, 556)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.09.2003 tarih ve 2002/808-2003/977 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2005 günde taraf avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, şirkete ait hisselerin ihtilaflı olmasına rağmen şeklen %70 hissedar görünen Recep Kalkavan'ın 31.05.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile münferiden şirket müdürlüğüne seçilip sermayenin 100 milyar TL.na çıkarılmasına karar verildiğini, kararların tek başına Recep'in oylarıyla alındığı gibi daha önce alınan ve Recep'in müdür olarak tayin edildiği ortaklar kurulu kararının iptal edilmesine rağmen, yetkisi olmadığı halde yaptığı çağrı ile iptale konu ortaklar kurulu toplantısının yapıldığını, şirkete ait geminin Recep tarafından işletildiğini ve gelirlerinin kayıtlara intikal ettirilmediğini, diğer ortakların şirketteki paylarının azaltılması amacıyla sermaye artışı kararı alındığını ileri sürerek, asıl davada 31.05.2002 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, 2002/1185 esas sayılı birleşen davada ise, asıl davada iptali istenen ortaklar kurulu kararının Ticaret Sicil Memurluğu'nca tescil edilmediğini ve şirketin organsız kaldığını ileri sürerek, şirkete kayyım tayin edilmesini, birleşen 2002/1261 sayılı dosyada ise, müvekkili Mehmet Yücel Kalkavan'ın %5 pay sahibi olduğu şirketin 27.03.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile Recep'in şirket müdürü olarak atanmasına rağmen anılan kararın mahkemece iptal edildiğini, ortaklar arasında uyuşmazlıklar nedeniyle ortaklar kurulunun toplanamadığını, şirketin sorumlu müdürünün seçilemediğini ve organsız kaldığını ileri sürerek şirkete kayyım tayini ile birlikte TTK.nun 504 ncü maddesi gereğince şirketin feshini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi Recep, asıl dava açısından Ticaret Sicil Memurluğu'nun, ortaklar kurulu kararında ölü ortak adına imzalar atıldığını gerekçe göstererek tescil etmediğini, tescil edilmeyen kararların konusunun kalmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, birleşen 2002/1261 sayılı dosya da davalı şirket vekili, şirket müdürü Recep Kalkavan'ın şirket karar defterinde yer alan 13.05.1998 tarihli sözleşme ile sözleşme feshedilinceye kadar şirketi temsile yetkili kılındığını 08.07.1998 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de Recep'in şirket müdürü olarak atandığını, aynı konuda açılmış 2002/808 esas ile derdest dava bulunduğunu, şirketin organsız kalmadığını, feshi gerektiren nedenlerin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, şirketin mevcut sermayesinin borcunu karşılayacak durumda olmadığı ve artırılan sermayenin dahi borçlara kifayetli bulunmadığı, bu nedenle sermaye artışına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptalinin gerekmediği, ortaklar kurulu kararı iptal edilmediğinden ve fesih ve tasfiye sonucunda tasfiye memuru atanacağından kayyım atanmasına ilişkin birleşen 2002/1185 sayılı davanın da reddine, 27.03.2001 ve 24.04.2001 tarihli ortaklar kurulu kararları iptal edilip kesinleşmiş olması, bu nedenle oluşan organ boşluğunun giderilmesi için TTK.nun 556. maddesi delaletiyle 434. maddesi ışığında müdür tayini için verilen sürede organ boşluğunun giderilmediği, ortaklık amacının ortaklar arasındaki mevcut uyuşmazlıklara göre gerçekleşmesinin olanaksız hale geldiği ve haklı sebeplerin mevcut olduğu gerekçesiyle şirketin feshi davasının kabulüne, şirkete kararda adı yazılı kişilerin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davalı şirket vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı Mehmet Yücel Kalkavan'ın açtığı ve birleşen 2002/1261 esasa kayıtlı davada şirketin feshi istenmiştir. Fesih nedeni olarak salt şirketin organsız kaldığına dayanılmayıp, davalı şirket müdürü Recep Kalkavan'ın ortaklık anlayışına aykırı davranışları nedeniyle ortaklar arasında uyumsuzluğun, bu uyumsuzlar sonucunda da ortak olma amacının yok olduğu, şirketin usulsüz tasarruflarla borca batık hale geldiği ileri sürülmüştür. Mahkeme iptal edilen genel kurul kararları nedeniyle, şirketin organsız kaldığı gibi, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanaksız duruma geldiği ve haklı sebeplerin bulunduğu gerekçe gösterilerek şirketin feshine karar verilmiştir. Ne var ki, dosya içeriğinde fesih için haklı nedenlerin bulunduğuna ilişkin yeterli delil toplanmadığı gibi, kararın gerekçesinde de haklı nedenlerin neler olduğu somut biçimde belirtilmemiştir. O halde davalı şirket vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile kararın eksik incelemeye dayandırılmış olması nedeniyle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen 2002/1261 esas sayılı dava açısından verilen şirketin feshi kararına dönük davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalı şirkete verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Deniz Hiz. Denizcilik'e iadesine, 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy