(5846 S. K. m. 69/1, 76, 80)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.10.2003 tarih ve 2002/162-2003/509 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin koruması altında bulunan fonogram yapımcıları tarafından üretilen müzik yapıtlarının davalı tarafından izin alınmadan yayınlandığını, yaptıkları ihtar ve ihbarlara rağmen yayına devam edildiğini, bu yayınların bir bölümünün noter tarafından tespit edildiğini, davacıya üye fonogram yapımcıları tarafından üretilen, yayınlanmış ve tecavüz tehlikesine maruz kalan tüm müzik yapıtlarının yayınlarda kullanımının önlenmesine, karar özetinin yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında "Yayın izin Sözleşmesi" bulunduğunu, bu sözleşmenin 31.12.2001 tarihinde sona erdiğini, Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanacak yönetmeliğin beklendiğini, bu nedenle yeni sözleşme yapmadıklarını, 15.09.2001 tarihinde yayınlanan yönetmeliğe göre sözleşmenin yapılması için gerekli işlemlerin başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, 15.09.2001 tarihinde yayınlanan yönetmelik hakkında Danıştay 10.Dairesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bilirkişi raporunda uluslararası anlaşmalara göre izin alınmaması gerektiğine ilişkin görüşe itibar edilmediği, noter ve bilirkişi kurulu tarafından tespit olunan eserlerin davalı yayın kuruluşunca yayınlanmasının davacının FSEK.ten doğan mali haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve bu eserlerin her türlü yayının önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, sair fonogram yapımcılarına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisinde bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının temyiz isteğine gelince; dava, meslek birliği üyesi fonogram yapımcılarının fonogramlarındaki eserlerden bir kısmının yayınlanması suretiyle gerçekleştirilen tecavüzle, muhtemel tecavüzün önlenmesine ilişkindir.
FSEK'nun 69/1 nci maddesindeki mali ve manevi hakların tecavüz tehlikesine maruz kalınması halinde eser sahibine tanınan muhtemel tecavüzün önlenmesini dava etme yetkisi, aynı kanunun 80/1-1- B-1 hükmü uyarınca mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletime izin verme hususunda münhasıran yetkili hale gelen eser sahibinin haklarına komşu hak sahibi davacı fonogram yapımcıları meslek birliğine geçmiştir.
FSEK'nun 76/son maddesinin açık hükmü karşısında, davacı meslek birliğinin, eser işletme belgesine sahip fonogram yapımcılarından alınmış yetki belgeleri, bu eserlerden bazılarının yayınlandığının tespit edildiği noter tespit belgeleri gibi iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturacak delilleri ibrazı, mahkemenin verdiği sürede kanunda öngörülen izin ve yetkilerin alındığına dair liste ve belgelerini sunamayan davalının, yayınlanan eserlerin fonogram yapımcılarına ait tüm fonogramlarındaki eserlerinin haksız kullanımına karine teşkil etmiştir. O halde, yayınlanan birlik üyesi müzik yapımcılarından alınan yetki belgelerinin düzenlenme tarihi itibariyle bu belgelerin kapsamına giren müzik eseri işletme belgeli fonogramların ve bunların içeriklerinin neler olduğunun tayin olunacak uzman bilirkişi yada bilirkişilerce tespitinden sonra oluşacak sonuca göre mevcut ve muhtemel tecavüzün önlenmesine, diğerleri için ise davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklandığı biçimde inceleme yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm tesisi yerinde görülmemiş davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy