(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2003 tarih ve 2003/220-2003/591 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.05.2005 gününde davacı avukatı K. Özbasan ile davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait konutun 12.11.1999 tarihinde meydana gelen depremde hasar gördüğünü ileri sürerek, asıl ve birleşen davada 78.326.352.000 TL. nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, 18.850.000.000 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, Dairemizce, zararın rizikodan bir gün önceki rayiç değer esas alınarak belirlenmesine işaretle karar taraflar yararına bozulmuş, bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek 34.807.120.000 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve sigortalı taşınmazın depremde ağır hasar görmüş olması nedeniyle yetkili makamlarca yıktırılmış olması nedeniyle yerinde keşif suretiyle değer belirlenmesinin olanaksız bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, asıl ve birleşen davada fazla hak saklı tutularak toplam 78.326.352.000 TL. nın tahsili istenmiştir. Asıl davada istenen 5 milyar TL.nın 18.06.2001 tarihli bilirkişi raporu ile saptanan 78.326.552.000 TL.dan düşülmesi suretiyle bakiyesi 73.276.352.000 TL. birleşen davanın konusu edilmiştir. Bu rapora davacı vekili itiraz etmediği gibi 04.02.2002 tarihli davacı vekili dilekçesi ile de rapordaki miktarın kabul edildiği beyan edilmiştir. O halde asıl ve birleşen davada istenen toplam miktar 78.276.532.000 TL. olarak sınırlandırılmıştır. Bu miktarın 54.350.000.000 TL.lık kısmı Dairemizin 16.01.2003 tarih ve 2002/8414-2003/263sayılı ilamında sigorta şirketinin geçerli bir ödemesi olarak kabul edilip kesinleştiğinden istenebilecek bakiye 23.926.350.000 TL.dır. Mahkemece, asıl ve birleşen davada talep edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen miktar aşılarak 34.807.120.000 TL. sına hükmedilmesi HUMK. nun 74. maddesine aykırı olmakla kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı taraf duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 03.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy