(818 S. K. m. 41, 45, 47)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.2.2002 gün ve 2000/720-2002/1055 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.9.2003 gün ve 2003/2314-2003/8485 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde, davacıların gayrı resmi eşi, babaları ve kardeşleri olan Ali Ekber A 'ın davalı işletmeye ait banliyö trenine binmek isterken peron ile tren arasında kalarak vefat ettiğini, ölenin davacılardan Sabriye ile yurt dışına gidebilmek için muvaazalı şekilde boşandığı ve imam nikahıyla birlikte yaşamaya devam ettiklerini ileri sürerek, asıl davada davacı eş Sabriye için ( 401.000.000 )TL maddi,birleşen davada ise ( 5.136.335.612 )TL maddi ve ( 10.000.000.000 )TL manevi, çocuklar Ender ve Engin için ayrı, ayrı ( 5.000.000.000 )TL manevi,her bir davacı kardeş için ayrı, ayrı ( 2.000.000.000 )TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın oluşumunda tüm kusurun ölen Ali Ekber'de bulunduğunu, davacı Sabriye ile müteveffanın boşanmış olmaları nedeniyle destekten yoksun kalma zararı talep edilemeyeceğini belirterek,davanın reddi ile birlikte ( 100.320.000 ) TL tren tehir ücretinin davacı karşı davalı Sabriye'den faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemiz'in 29.09.2003 gün ve 2003/2314-8485 sayılı kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara,mahkeme kararında belirtilip Yargıtay kararında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin HUMK'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarına gelince; Dairemiz' in 29.09.2003 gün ve 2003/2314-8485 sayılı bozma kararında,davanın ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu belirtildikten sonra, Borçlar Kanununun 45/2.maddesine göre, tazminat talep edilebilmesi için, bir kimsenin ölenin desteğinden yoksun kalması gerekmektedir. Somut olayda, ölen Ali Ekber A 'ın davacılardan Sabriye' nin boşandığı eşi olduğu, boşanma ilamında öleni bağlayan bir nafaka mükellefiyeti bulunmadığı, mahkemece yapılan emniyet araştırmasından ölenin davacı Sabriye'ye her hangi bir desteğinin bulunmayıp, Sabriye'nin kendi kazancı ile geçindiği, ölen Ali Ekber'in kardeşi Cafer'in vermiş olduğu karakol ifadesinde ölenin eşinden ayrıldıktan sonra tek başına yaşam sürdüğü ve kardeşinin yanında dahi kaldığının belirtildiği,böylece ölenin davacı Sabriye'ye destek durumunun söz konusu olmadığı, gelecekte de, olacağının kanıtlanmadığı anlaşıldığından, somut gerçeklere uygun düşmeyen bir takım tanık anlatımlarına itibar edilerek, bu davacı yararına B.K'nun 47.maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olmuş ve kararın davalı yararına bozulması gerektiği belirtilmiş ise de,yazılan karar gerekçesinin hem maddi hem de,manevi tazminatı içerdiği anlaşılmakta olup,sonuç kısmında zuhulen sadece manevi tazminat istenemeyeceğinin belirtilmesinin kararın yazılması sırasındaki maddi hata sonucu olduğu anlaşılmıştır.Söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi ile davacı Sabriye A 'ın BK'nun 45/2 maddesi hükmü gereğince maddi, BK'nun 47 nci maddesi hükmü uyarınca manevi tazminat isteyemeyeceği şeklinde gerekçenin düzeltilerek davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile kararın yukarıda yazılan genişletilmiş gerekçe ile davalı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.000.000-lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK.nun 442/3.madde hükmü uyarınca takdiren 111.405.000.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 25.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy