(1163 S. K. m. 16, 27) (2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.11.2003 tarih ve 2001/847-2003/620 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olan davalının aidat borcu olduğunu, kendisine çeşitli tarihlerde avans paralar verildiğini, ayrıca kooperatif iç yönetmeliğine aykırı davranması sonucu para cezaları kesildiğini, ödemede bulunmaması nedeniyle hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatif üyeliğinden 07.08.2000 tarihinde istifa ettiğini, aidat ve avans borcunun bulunmadığını, ceza kararlarının kendisine tebliğ edilmediklerini, başka firma adına taşıma yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 442.852.000 TL. alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davalının 422.852.000 TL. asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile davacı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyesince ödenmeyen aidat, avans ve tahakkuk ettirilen cezaların tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğunu bildirdiği davalının, aidat, avans borçları ile kooperatif ceza yönetmeliğine aykırı davranışı nedeniyle yönetim kurulunca verilen cezaları ödemediğini iddia etmiş, davalı ise, borcunun olmadığını, ceza kararının tebliğ edilmediğini, yönetmeliğe aykırı olarak harici taşıma yapmadığını savunmuştur. Mahkemece, iki defa bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ikinci bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, birinci bilirkişi raporunda davalının yönetimce ceza verilen döneme ilişkin olarak harici taşıma yapmadığı, bununla ilgili fatura düzenlenmediği ifade edilmiş, ikinci raporda tam tersi açıklamalara yer verilmiş olmasına rağmen raporlar arası çelişki giderilmemiştir. Ayrıca, karara esas alınan raporda davalının aidat borçlarının hangi dönemlere ilişkin olduğu, avansların veriliş tarihleri ve miktarları denetlemeye uygun olarak açıklanmamıştır. O halde, mahkemece, davalının ikinci bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları ve raporlar arasındaki çelişki dikkate alınarak, uzman bilirkişi vasıtasıyla yeniden tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, denetime elverişli rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, kabul şekli bakımından davacının icra takibinde istemiş olduğu kırtasiye masrafları hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi ve de hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12 nci maddesi hükmü dikkate alınarak davacı yararına 100.000.000 TL ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 42.285.200 TL takdiri de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın, davalı, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 29.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy