(2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.10.2002 tarih ve 2001/814-2002/722 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sigortacısı olduğu aracın, müvekkiline ait tesislerde hasara neden olduğunu, hasar bedelinin bir kısmının aracın dava dışı trafik sigortasınca beş ay sonra ödendiğini ileri sürerek, bakiye hasar bedeli 2.485.956.279.-lira ile trafik sigortasının geç ödenmesinden kaynaklanan 300.000.000.-lira temerrüt faizinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan D Sigorta A.Ş. vekili, hasar veren aracın müvekkili şirkete oto paket sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, trafik sigortasının geç ödemesinden kaynaklanan isteme konu faizin poliçe teminatı kapsamında olmadığını savunarak, faiz istemi yönünden davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile bakiye hasar bedelinin davalılardan tahsiline, temerrüt faizi isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız eyleme dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hasara neden olan aracın dava dışı trafik sigortasınca, davacıya yapılan geç ödemeden kaynaklanan temerrüt faizi istemi gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir.
Oysa, davalılardan K Uluslararası Taşımacılık ve Tic.A.Ş.'i hasar veren aracın işleteni olup, davacının tesislerine vermiş olduğu tüm zarardan işleten sıfatı ile haksız eylem tarihinden itibaren müteselsilen sorumludur. Hasar veren aracın dava dışı trafik sigortasınca ödenen miktarın ödeme tarihine kadar geçen süredeki temerrüt faizinden davalılardan işletenin sorumlu olduğu kuşkusuzdur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, gerekçe dahi gösterilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy