(1163 S. K. m. 1, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sivas Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2002/711 - 2003/991 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin (48.000.-) DM. karşılığında davalı kooperatiften daire aldığını, dairenin anahtar teslimi yerine kaba inşaat halinde bırakıldığını, açığa imza atılıp meblağı belirsiz bir bono vermesi ve bu hali ile kabul etmesi halinde dairenin devir ve tapusunun verileceği söylenerek haksız isteklerde bulunulduğunu ileri sürerek, (48.000) DM karşılığı (38.4003.000.-) TL.'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı yüklenici ile yaptığı 1.2.1999 tarihli sözleşmeyle yükleniciden daire satın aldığını, daha sonra yüklenici ile arsa sahibi arasındaki sözleşme feshedilince taahhüdün kooperatifçe yerine getirilmesinin kararlaştırıldığını, davacının 24.12.1999 tarihinde kooperatif ortağı olduğunu, yapılan ödemenin (26.500.-) DM.'den ibaret bulunduğunu, ortaklardan kat farkından dolayı bono istenildiğini, davanın dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, kooperatif kayıtlarına, keşif ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı kooperatif ortağı olan davacının kooperatife (48.000.-) DM. ödediği, karşılığında verilen dairenin keşif tarihinde %57'sinin tamamlanmış olduğu, bu durumda davacının kooperatiften daire alımına ilişkin sözleşmeyi iptal ederek, kooperatife verdiğini geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının (48.000.-) DM. karşılığında davalı kooperatiften anahtar teslimi koşulu ile satın aldığı bağımsız bölümün kaba inşaat halinde teslim edilmek istenildiği, kooperatifin taahhüdüne uymaması nedeniyle bedelin geri istenebileceği iddiası' ile anılan meblağın kooperatife ödetilmesi istemine ilişkindir.
Davacı konut edinmek amacı ile davalı kooperatife ortak olmak için başvuruda bulunmuş, kooperatif yönetim kurulunun 2.7.2001 tarihli karan ile ortaklığa kabul edilmiş ve (20) nolu ortak olarak kooperatif üye defterine kaydedilmiştir. Yargılama boyunca da, davacının kooperatif ortaklığının istifa, çıkarılma veya başkaca bir nedenle son bulduğu ileri sürülmemiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesinde ortaklıktan çıkan veya çıkarılan kooperatif ortağının kooperatifle hesaplaşma esasları, haklarının neler olduğu düzenlenmiştir. Bu özel yasa ile düzenlenen kooperatif ortaklığı sıfat ve statüsü yasanın 1 nci maddesinde tanımlanan kooperatif amacı ve varlık nedeni ile sınırlanmış olup, ortak ile kooperatif arasındaki hukuki ilişki ve Dağın Borçlar Kanunu kapsamındaki bir sözleşme ilişkisi biçiminde değerlendirilmesi, somut örnekte olduğu gibi konut alım-satım sözleşmesi bağlamında görülmesi Kooperatif Kanunu'nun özüne uygun düşmemektedir.
Yapılan açıklamalar ışığında kooperatif ortaklığı devam eden davacının ortaklık yükümlülüğü ile ilgili yaptığı ödemelerin iadesini isteyemeyeceği düşünülerek dinlenebilirlik koşulları oluşmayan davanın reddi gerekirken, davanın kabulü doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 10.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy