(818 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.11.2003 tarih ve 2002/166-2003/995 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.02.2005 gününde davacı avukatı S. E. Limoncuoğlu gelip, davalı avukatının tebligata rağmen gelmediği, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bir yıllık süre için sayaç okuma, endeks okuma ve fatura bildirimi işi için sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 10.01.2002 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin özel şartlar başlıklı bölümünün 13.maddesi uyarınca yeni sözleşme imzalanana kadar yüklenicinin mevcut sözleşmedeki birim fiyatları ile işe devam edeceğinin öngörülmesi nedeniyle müvekkilinin kesintisiz olarak endeks okuma faaliyetine devam ettiğini, bu sürenin sözleşmenin 11.maddesi dikkate alındığında en fazla 1 ay olması gerektiği, buna rağmen 7 aydır hizmetin devam ettiğini, bu süreçte asli maliyet unsurlarının artmasına rağmen müvekkilinin eski sözleşme hükümlerine bağlı kalmasının düşünülemeyeceğini, metot bekleme süresi düşüldükten sonra dört aylık süre için eski bedellere TEFE uygulanmak suretiyle bulunan 190.872.111.870 TL.eksik istihkak bedelinin, fiyat farkının doğduğu tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin sözleşme dönemi içerisinde verdiği 21.12.2001 tarihli dilekçe ile sözleşmenin 11.maddesine göre DİE'ce belirlenen yıllık TEFE 0.80 artış ile bir yıl daha işe devam etmek istediğini bildirdiği, bu dilekçe nedeniyle yapılan yazışma ve gelişmeler nedeniyle yeni dönem ihalesinin yapılmasının geciktiğini, davacının yeni dönem ihalesini alamadığını anlayınca kötü niyetle bu davayı açtığı, sözleşme eki özel şartlarının 13.maddesine göre süre olmaksızın yeni sözleşme imzalanıncaya değin davacının aynı şartlarla çalışmaya devam etmesinin gerektiğini, istihkaklarında ihtirazı kayıtsız biçimde alındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, taraflar arasındaki sözleşme eki özel şartların 13.maddesine göre süre tahdidi olmaksızın yeni sözleşme imzalanıncaya kadar yüklenicinin aynı şartlarla işe devam edeceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından sürenin kasıtlı olarak uzatılmadığı davacının istihkaklarını ihtirazı kayıtsız almış olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, süresi son eren sözleşmenin, yeni sözleşme imzalanana kadar geçecek makul bir dönemden sonra da, aynı koşullarla devam ettirilmesinin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu iddiasına dayalı fiyat farkı alacağı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin özel şartlarının 13.maddesinde, yüklenicinin sözleşme süresi bitiminde ve yeni sözleşme imzalanıp uygulamaya başlayıncaya kadar mevcut sözleşmedeki birim fiyatlar ile sözleşmedeki hükümlere bağlı kalmak kaydıyla işine devam edeceği öngörülmüşse de, anılan hükmün işverene süresiz bir hak verdiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Anılan sözleşme hükmüyle amaçlanan sözleşme süresinin bitiminden sonra, yüklenici tarafından ifa edilen edimin süreklilik arz etmesi nedeniyle bir kesintiye uğramamasıdır. Yükleniciye sözleşmeyle böyle bir borç yüklenmesinin işverene yansıması ise, onun tarafından yeni ihale sürecinin makul bir sürede tamamlanarak, ihaleyi alan yeni yükleniciyle sözleşme yapmaktır. Bu durumda somut olayda öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra yeni sözleşmenin imzalanmasına kadar geçen sürenin mutat olup, olmadığının belirlenmesi gerekecektir. Sürenin mutat olup, olmadığının belirlenmesinde ise davalı kurumun benzer işlerde yapmış olduğu diğer ihalelerin sonuçlandırılma süreleri baz alınmalıdır. Bundan sonra davaya konu sözleşmenin ifa döneminin mutat olmadığı belirlenirse, bu uzamanın kimin kusuruyla oluştuğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Mahkemece, açıklanan ilkeler ışığında inceleme yapılarak yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeni ihale sürecine ilişkin belgeler dahi dosyaya celbedilmeksizin ve davacının henüz sözleşme süresi içerisinde DİE'ce belirlenen TEFE 0.80 artış ile bir yıl daha işe devam etmek istemesi ve fiyat farkı istemine yönelik diğer dilekçelerinin ihtirazı kayıt niteliği taşıdığı düşünülmeksizin, noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 01.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy