(818 S. K. m. 105) (1086 S. K. m. 45) (6762 S. K. m. 1304)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.10.2003 tarih ve 2003/495-2003/540 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, işyerlerini davalı sigorta şirketine yangın poliçesi ile sigortaladıklarını, sel baskını sonucu oluşan zararın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine açtıkları davayı kazandıklarını ve takibe geçtiklerini, ancak sigorta tazminatının ödenmesi gereken tarihte ödenmemesi nedeniyle munzam zararlarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000.000.000.-TL.nın birleşen davada ise bakiye 41.484.879.419.-TL.nın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların uzlaşmasıyla belirlenen miktarın ödendiğini, karşılığında ibraname alındığını, ibranamede herhangi bir talepte bulunulmayacağının belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında düzenlenen protokolde munzam zarar ibaresinin üstü çizilerek munzam zarar hakkının saklı tutulduğu, bilirkişi tarafından hesaplanan munzam zararın BK.nun 105 nci maddesi gereğince tazmini gerektiği gerekçesiyle dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.11.2002 gün 2002/6822-10083 Karar sayılı ilamı ile ibra olunacak miktarın içine munzam zararın da katıldığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararı davalı sigorta şirketi yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili, ibranamede "munzam zarar" kelimesinin üstü çizildiğinden, davaya konu istemin ibra dışında tutulduğunu ileri sürerek, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 02.05.2003 gün ve 2003/2756-4678 karar ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında imzalanan protokol gereği davacıların munzam zarardan vazgeçtikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, sigorta tazminatının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı asıl davada 100.000.000.000.-TL munzam zararının oluştuğu gerekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmış, birleşen davada ise bilirkişi raporuna göre kalan 41.484.879.419.-TL.nin faizi ile tahsilini istemiştir. Her iki dava birleştirilmiş ancak bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın reddine karar verilmekle birlikte birleşen dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Birleşen davaların tahkikat aşaması ortak olmakla birlikte, birbirinden bağımsızdır. Davalar birleşmekle bağımsızlığını kaybetmez. Birleştirilen davalarda, davaların her biri ayrı vekalet ücretini gerektirir. Mahkemece, her dava ile ilgili ayrı karar verilmesi gerekirken, birleşen dava ile ilgili herhangi bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy