(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 100)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.11.2003 tarih ve :2003/75-2003/673 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın Ş Sigorta A.Ş. ve S. Özlem B yönünden kabulüne, davalı Salim K yönünden atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dair tesis edilen hüküm davalı Ş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya yapılan ödemenin sorumlulardan rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mümeyyiz davalı Ş Sigorta A.Ş. vekili, davaya verdiği yanıtında, kazaya neden olan aracın müvekkili şirkete İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçe ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi hadlerinin üzerinde kalan zararın poliçe limitine kadar teminat altına alındığını, zararın öncelikle araca ait zorunlu mali sorumluluk poliçesinden karşılanmasının gerektiğini, talep edilen zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası hadleri içinde kaldığını savunarak, müvekkili şirket hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Dosyaya davalı şirket tarafından düzenlenmiş, kazaya sebebiyet veren araca ait kaza tarihini kapsayan zorunlu mali sorumluluk ( trafik ) poliçesi getirtilmediği gibi, davalı sigorta şirketinin davaya yanıt vermiş olmasına rağmen, mahkemece verilen gerekçeli kararda davalı şirketin savunmada bulunmadığı belirtildiğinden, davalı şirketin savunmasında ileri sürdüğü hususlar da araştırılmamıştır.
Bu itibarla, kazaya neden olan davalı araca ait kaza tarihini kapsayan zorunlu mali ve ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçelerinin dosyaya getirtilerek, kaza tarihinde davalı aracın davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olup olmadığı hususunun belirlenerek, buna göre hüküm altına alınan tazminattan dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı ve sorumluluğunun kapsamı hususlarının davalı şirket tarafından düzenlenen poliçenin niteliğine göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın mümeyyiz davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy