(1163 S. K. m. 27) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2003 tarih ve 2001/1672-2003/654 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kooperatif ortağı olan davalının toplam ( 1.410.000.000 ) TL. birikmiş aidat borcu bulunduğunu, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiş, karşı davanın ise müvekkilinin temerrüde düşmediğini savunarak reddini ve karşı davalıdan %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aidat borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise müvekkilinin 19.11.2001 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, ( 2.176.000.000 ) TL. aidat iadesi talebinin kabul edilmemesi üzerine giriştiği icra takibinin, karşı davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı kooperatifin icra takip tarihi itibariyle işlemiş faiz dahil toplam ( 2.050.710.000 ) TL. alacaklı olduğu, talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği, karşı davada ise davacı Sait'in alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davalının yasal hakkı olan aidat iadesini kötü niyetle talep ettiğinin davacı tarafça ispat edilememiş olmasına göre, davalı-karşı davacının tüm ve davacı-karşı davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davacı-karşı davalı kooperatifin talep ettiği alacak, kooperatifçe ödenmesi gereken aidatlardan kaynaklanmaktadır. Kooperatif ortaklarının ödeyecekleri aidatların miktarı genel kurullarda belirlendiğine göre, davalı ortak da borcun miktarını bilmek durumunda olup alacak likittir. Bu nedenle davacı kooperatif lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksine düşünceyle bu konudaki talebin reddine karar verilesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının tüm ve davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 88.938.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve karşı davalıya iadesine, 06.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy